bildirgec.org

Vodafone FreeZone’un yeni yüzü Athena oldu!

junya | 30 Nisan 2012 15:00

Şebnem Ferah ile beraberliğine devam eden Vodafone FreeZone, geçtiğimiz aylarda Athena’ya Twitter üzerinden bir video yollayarak tweetleşmeye başlamıştı. Sonrasında gelişen olaylar ve yapılan anlaşma sayesinde Vodafone FreeZone, sosyal medya üzerinden etkileşime girerek Twitter üzerinden anlaşan ilk marka olarak bir ilki gerçekleştirmiş oldu. Ayrıca Athena “Özgürce Yaşa” şarkısının Athena versiyonu için de stüdyoya girecekmiş.

Mayıs ayında Şebnem Ferah ve Athena’yla FreeZone festivallerinde eğlenmek, Freezone’lular için gençliklerini #kutlamazamani diyen Vodafone FreeZone’un anlaşmasının detayları Twitter‘da!

Bulaşık makinesi boşaltma derdine son

sevittopcu | 30 Nisan 2012 14:03

Bulaşıkları makinede yıkamak hoş güzel de, bir de kirli bulaşıkları koymak için taze yıkanmışları boşaltmak zorunda kalmasak. Temiz bulaşıkları tek tek makineden alıp rafa dizme eziyetinden eşini kurtarmak isteyen (ya da dırdırdan sıkılmış) bir mühendisin icadı olduğunu düşündüğüm sistem aslında oldukça basit bir mantıkla çalışıyor. Makinenin yanına yerleştirilmiş dolap ve ortadaki 360 derece dönen taşıyıcıdan oluşan sistem dönerek yıkanmış bulaşıkları dolaba aktarırken, boş bulaşık sepetleri makine içine geçiyor.
“Kim bulacak o kadar yeri?” dediğinizi duyar gibiyim ama günlük işinizi ne kadar kolaylaştırdığını düşününce “çağır marangozu kestir dolabı” da denebilir.
İşte size kaynak, doya doya bakın, sanırım henüz böyle bir makine üretilmiyor.

Nakarat

poemce | 30 Nisan 2012 13:56

Sen ki bir şarkının en fazla nakaratı olup dilime dolanırsın, oysa ben ne şiirler okudum ezberledim, tum benligimi degistiren.. Ve sen yaşadıgını zannederken bir ömür boyu, unuttuğum kac şarkı var haberin var mı? iki kelime yetiyor bazen, silip atmaya, bazende yıllar alıyor ve hatta gitmiyor izleri hangi suyla yıkasanda…

Yalnızlığın “e” Hali

poemce | 30 Nisan 2012 09:38

Bu şehri terk edersem biter sanmıştım.. Tam aksi oldu işte. Daha beter bir vaka.
Bu şehrin gri kaldırımlarında ki izlerini ne ben silebildim, ne de yağan yağmurlar. İzlerin tenimden de silinmedi, her parmak izin tenimde bir dövme şimdi.
Ve ıslak bir vedaydı bizimkisi, soguk bir Kasım akşamı gibi. Sararmış yapraklar, kararmış sokaklar, başı önde yürüyen insanlar gibi..
Yalnızlığın “e” haliydik..

BİBERON – sinopsis

super hero | 26 Nisan 2012 09:23

Bir Alman, bir Fransız ve bizim Temel’i konu alan hiç yazılmamış bir hikaye peşindeki yazarın hayal kırıklığını anlatan hüzünlü öykünün filmini seyrettikten sonra aldığı ilhamla, kafasında yarattığı süper kahramanın kendisini yaratan şişko ve kel yazarı fark ettiğini hayal eden şişko, kel, ve sakallı adam, gecenin bir yarısında tüm bunları bir araya getiren kelimeleri bir kağıda dökmeye karar verir. Tükenmez kaleminin kağıt üzerinde geçtikçe bıraktığı izler yavaş yavaş, bilindik kelimelerle dolu bilinmedik cümlelere dönüşürken, nasıl bir mal olduğunun farkına varamadan geçip giden kibir dolu hayatlar kadar acı bir şey olmadığını düşünür: Onlar için değil, kendisi için. O kibirler kendisine değdiğinde canı çok acıdığından mıdır nedir, yazarını fark eden süper kahramanı yazdığını hayal eden kel, şişko, ve sakallı adamı yazan kel, şişko, sakallı ve kısa boylu başka biri daha olabileceğini düşünen bambaşka bir adamın hikayesini yazmaya çalışırken bulur kendini.

Sonra olaylar gelişir.

iHome iDM5

shane | 25 Nisan 2012 10:32

Tablet bilgisayarınız ile daha verimli çalışabilmenin yollarını arıyorsanız, çalışırken tabletinizi bir de hoparlör olarak kullanmak istiyorsanız, iHome iDM5‘ten haberiniz olmalı. QWERTY klavyeli, Bluetooth donanımlı iDM5, 3.5 mm audio jack ve iki USB port içeriyor. Cihaz için biçilen fiyat 129.99 $.

Machete Kills’den haberler..

cherry blossom girl | 24 Nisan 2012 14:29

Özellikle Sin City ile birçok sinemaseverin favori yönetmen listesine girmeyi başarmış Robert Rodriguez‘in, 2013’de vizyona girmesi beklenen son filmi Machete Kills ile ilgili söylentiler, filmin çıkış tarihi de yaklaştıkça, artmaya başladı. Danny Trejo’nun oynayacağı net olan filmin kadrosuna (söylentilere göre tabii) Mel Gibson ve Michelle Williams da eklenmiş. Kaynak

Çalakalem

D3NiZ | 24 Nisan 2012 09:29

Yazmak ne kadar da zor bir işmiş. Şu an elimde kalem, ecel terleri dökerken yazıma nasıl başlayacağıma bile zor karar verirken, cümleleri sıralamak çok güç. halbuki okuduğum romanlarda bu hic dikkatimi çekmemişti. Kim bilir belki Ahmet Hamdi Tanpınar, Canan Tan yada Stephenie Meyer bile romanlarını yazarken benimle aynı duyguları paylaştılar yada paylaşmadılar ama bu kadar güzel eserler verebildiklerine göre saygıyı hak ediyor olmalılar. Benimse amacım o kadar büyük değil, yazılarımda sadece kendimden bir şeyler anlatmak istiyorum o kadar. Bir kaç kişi beğinirse de ne mutlu benim için. Doğrudan şaşmadığım sürece de bunun bir önemi yok aslında.

MADDENİN TEMEL PARÇACIKLARININ İLGİNÇ YAŞAM ÖYKÜSÜ

aysuncaner | 23 Nisan 2012 09:55

CERN ‘deki laborutavarlarda pek çok ülkeden gelen bilim insanları maddenin en küçük parçalarını arıyorlar.Aslında bu araştırma eski yunan filazoflarına kadar uzanıyor.Asıl ilk buluş 19. yy da oldu.Kimyacılar bir çok elementin atomlarını buldular.Günümüzde ise fizikçiler atomların içinde daha da küçük parçacıkların olduğunu biliyorlar artık.1900 ‘ lü yılların başında bilim insanları atomun çevresindeki ELEKTRON denen parçacıkların oluşturduğu bulutun , maddenin davranışlarından sorumlu olduğunu anladılar. Işığın yayılması ,kimya ,elektrik ,elektronik vs. gibi bir çok olayın kökenindeki parçacıktı elektron.Daha sonra atomların tam merkezinde var olan ve çapı 1 cm nin milyonda birinin milyonda biri büyüklüğünde olan minik çekirdeğin içinde PROTON ve NÖTRON adı verilen başka parçacıklar ortaya çıktı.

Bu arkadaşlar nükleer enerjinin her türünün kökeninde bulunurlar.Tıpta ,tarımda ve endüstride kullanılırlar.Asıl ilginç olan proton ve nötron içinde de daha da küçük parçacıkların olduğu keşfedildi.Bir çok parçacık bulundu.Elektrik yükü taşıyorlardı.Birçoğu topaç gibi dönüyordu.GARİPLİK, CAZİBE ,ALT ve ÜST diye adlandırılan tuhaf özellikleri olan parçacıklar bulundu. Parçacıklar ,özelliklerine göre ailelere ayrılırlar.Aynı ailede olanlar aynı şekilde hareket ederler.Çünkü onların içinde de onlara nasıl davranacaklarını söyleyen daha küçük parçacıklar vardır.Örneğin protonun içinde KUARK adı verilen küçük parçacıklar vardır.Toparlarsak :
atom ve onu çevreleyen elektron, atomun merkezinde çekirdek ,çekirdek içinde proton, protonun içinde de

kuark vardır. Ve de sıkı durun kuarkın da pek çok türü vardır.Bütün maddeleri oluşturan bu parçacıkların davranışları bir çok farklı kuvvet tarafından kontrol edilir.En çok bilineni elektromanyetik kuvvettir.Bu davranışa verilebilecek en iyi örnek ; pozitif yüklü çekirdeğin çevresinde dönen ve böylece atomları oluşturan negatif yüklü elektronların davranışıdır.Adına ‘GÜÇLÜ’ denen bir kuvvet proton ve nötronları bir arada tutarak çekirdeği oluşturur.Bir de ‘ZAYIF’ kuvvet vardır.Bu kuvvet ise parçacıkların dağılmasına neden olur.Nötron parçalanırsa radyoaktivitenin bir türü ortaya çıkar.Negatif elektronlarla pozitif protonlar iletişime geçerler atomu oluştururlar,Tabii ki bu iletişim sms yoluyla olmaz.Bunu ,yüklü tüm parçacıkların her yöne gönderdiği FOTON adı verilen haberci parçacıklar yapar.Güçlü kuvvet ,çekirdekleri bir arada tutar ve protonların içindeki kuarkları

bulundukları yere resmen yapıştırır.Bu yüzden adları GLUON dur.Diğer çok bilinen kuvvetse yerçekimi (kütleçekimi) kuvvetidir.Ancak kütleçekiminin küçük parçacıklar üzerindeki etkisi çok çok azdır.Zayıf kuvvet nötronları dağıtır.Bu kuvvetin adı NÖTRİNO dur.Ele gelmezler. Güneş ve yıldızların yanması ile bol miktarda ortaya çıkarlar.Yıldızlar parlıyorsa ,nötrinolar oluşuyor demektir.Burdan da zayıf kuvvetin iş başında olduğunu anlarız.En ilginci ise nötrinoların diğer parçacıklarla etkilişimleri çok zayıftır. Dünya’ nın içinden hiç zorlanmadan geçerler. Milyonlarcası şu an bile siz bu yazıyı okurken içinizden geçiyor.
İşte CERN ‘ de bu gizemli ve sevimli parçacıkların dünyası ve davranışları incelenir.Bulunanlar fizikçiler tarafından matematiksel formlara ,denklemlere dönüştürülür.
Aslında CERN ‘ de araştırma yapan bilim insanlarının en büyük düşü ,bir gün bütün bu karmaşıklığı çok basit bir iki denklemle ortaya koyabilmektir.