bildirgec.org

Flash Disk kullanarak Ram yapın!.(winxp)

1nsomnia | 26 Mart 2011 12:28

Bilgisayarınızın işlem hızının yavaşlığından sıkıldıysanız bu eski ve ucuz yöntem tam size göre…Yalnızca 2 dakikanızı ayırarak bu işlemi gerçekleştirebilirsiniz.

Önceden de belirttiğimiz gibi bu işlem WinXp işletim sistemi için geçerlidir.

İhtiyacınız olan şeyler:
*2 GB ve altı flash disk
*kullanmadığınız bi usb port
*winxp işletim sistemi.

1.İlk olarak flash diskininizin çalıştığından ve tamamen boş olduğundan emin olun. Diskin içinde herhangi bir dosya olması durumunda bilgisayarınız yada diskiniz zara görebilir.

2.’Bilgisayarım’ klasörüne girerek usb belleğinizin ismini “RAM Drive” olarak değiştirin.

BEN SENİM, SEN DE BENSİN

admin | 26 Mart 2011 07:30

Seyahat etmek en büyük hobim. Yolculuk yormaz beni. Parası ve imkanı olup da yerinde oturan adamlara hayret ediyorum. Kalk Dünyayı gör, mübarek adam!

Geziler benim için en eğlenceli aktivitedir. En büyük hayalim de Dünya turu. Henüz birkaç ülke ile sınırlı kalan bu hayalimi gerçekleştirenleri Aylık Coğrafya ve Keşif Dergisi Atlas’tan hayranlıkla takip ediyorum.

Atlas’ın bu ayki kapak konusu Işıklar adası İzlanda. Kutuplar ve kutuplara yakın ülkeler en çok merak ettiğim bölgelerin başında geliyor.

Cam Sandık

admin | 26 Mart 2011 03:32

Vazgeçtim! Kelimelerden, anlatmaktan, yorulmaktan, çırpınmaktan. İçimde kendimi ve acılarımı, camdan bir sandığın içine kilitledim. Hala oradalar, kıpkırmızı ve can acıtıcı. Bambaşka bir kimliğe mi büründüm? Hayır. Vazgeçtim… Evet, anlatmak istediğim bütün hikayelerimden. Öyleyim işte! Olması gerektiği gibi. Mutlu muyum? Ama hayır! Vazgeçtim sorulardan da! O cam sandığın içinden bana bakan aslım’a, öyküler anlatıyorum… Kitaplardan, insanlardan. Sevdiği görüntüleri gösteriyorum ona, sevdiği sesleri getiriyorum. Oyalıyorum, oyalıyorum, oyalıyorum!
Yo ağlamıyorum.Derin bir melankolinin içinde de değilim. Ama nasılım?… Bilmiyorum.

Beni tanıdıklarını zannedenlerin benim için kafa yormasını da, anlayamamış olanların da anlamasını istemiyorum!Öyleyim işte… Olması gerektiği gibi. Bundan sonra bütün o sıradan şeylerine, sıradan karşılıklar vereceğim… Hepsi bu!

TEŞEKKÜRÜ BİR BORÇ BİLİRİM

admin | 25 Mart 2011 23:24

TEŞEKKÜRÜ BİR BORÇ BİLİRİM

Bu hafta okuduğum kitaplardan biri: M.Rauf ATEŞ’e ait. Kitap: “Teşekkürü Bir Borç Bilirim” ismini taşıyor. Kitabın yazarı aynı zamanda aylık ekonomi ve iş dergisi Capital’in Yayın Direktörü. İşinin adamı olmak isteyen herkese kitabı ve dergiyi tavsiye ediyorum.

Kitap okurken dikkatimi çeken yerlerin altını çizmeyi severim. Ben bir kitabı okuyorsam o kitapta iz bırakmalıyım. O kitabın sayfalarından bu faninin geçtiği anlaşılmalı. Ve o kitap ben de iz bırakmalı. Kitaptan dikkatimi çeken yerlerin bir kısmını yorumlayarak sizlerle paylaşmak istedim:

Şu apaçi dansı dedikleri…

admin | 25 Mart 2011 22:25

Günümüz Türkiye’sinde her zaman bazı yeniliklere açık olmak gerektiğini artık yavaş yavaş öğreniyoruz. Fakat bazı yenilikler var ki bunları dans alanında eskiden olan dans figürlerine göre daha yozlaşmış bir halde görüyoruz malesef. Apaçi dansı da bu dansların başında geliyor. Öncelikle şunu belirtelim, Apaçi dansı Buca’da bir asker uğurlama esnasında çıkmış bir düzensiz hareketlerden oluşan bir dans. Apaçi’nin anlamı kızılderililerden geliyor ve bizde kullanılma sebebi ise saçlarını üçgen gibi diken (kızılderili tüyleri gibi) gençlerden geliyor. Malesef bu durum, tekdüze bir müzik ile bağdaştırılıp bir dans üretilmiş ve tutmuş. Bu gibi dansların kültürümüzde yeri olmamasını temenni etmekle beraber, kısa bir süre de olsa ülkemizde benimsenmesinin bir zararı yoktur diye düşünüyorum.

Gerekli gereksiz siteler falan

admin | 25 Mart 2011 20:48

Son günlerde sürekli girdiğim sitelerin dışında dolaşayım dedim nelere denk geldim arkadaş, yok yok porno siteleri, garip oyunlar, otopsi fotoğrafları değil kastettiğim onlar yıllardır var, söyleyecek pek lafım yok . Çok gerekli mi , çok gereksiz mi bilemediğim ,güldüğüm, şaşırdığım veya beğendiğim siteleri burada paylaşayım dedim gerçi arama aparatına güvenerek hareket ediyorum ama olsun, Allah sonumuzu hayır etsin. İşte vaktimi harcadığım linkler .

Eski Bir Masal…Aşk!

admin | 25 Mart 2011 16:29

Yine sigaramın dumanı dağılıyor, küçücük odama…hala buradayım şaşıtıcı!

Çocukluğum, deli çağlarım hepsi sinmiş duvarlara.Çok şey değişti, o pembe hayallere rağmen.Ve ben…ben çok değiştim.Büyüdüm artık.Dudaklarımda, acıyla yoğrulmuş olgun bir gülümseme var.

Seçim Zamanı

royalbaris | 25 Mart 2011 16:29

Apple her yıl bir mucize yapmaya devam ediyor. Bir ürün üzerine fazlasıyla odaklanıp yılın bir döneminde piyasaya sürüyor ve hasılatı topluyor. Şahsi fikrim olarak mükemmel bir pazarlama tekniği ile davranan ve ürününü dahi bir satış tekniğiyle buluşturan Apple meyve veren ağaç misali taşlanmaya devam ediyor. Son çıkardıkları ve piyasada bulunan rakiplerinin gerçekten süslü püslü ama birbirinin tekrarı ve hep bir yanı muhakkak eksik kalmış modellerin aksine; çok şık bir dizayna sahip, kendi deyimleriyle ” iPhone’u her zamankinden daha güçlü, daha kolay kullanılır ve daha vazgeçilmez yapacak yeni bir model” olan iphone4’ü piyasaya sürdüler.

Campanadas a medianoche (1965)

queennothing | 25 Mart 2011 13:58

Sinema dahisi Orson Welles‘in yönetmenliğini yaptığı sinema filmi “Campanadas a medianoche“, ünlü İngiliz şair Shakespeare’nin birkaç eserinden uyarlandı. 1965 senesinde vizyona giren yapım, ‘En İyi Erkek Oyuncu’ dalında BAFTA adayı oldu. Filmde Welles’in yanı sıra Fransız aktris Jeanne Moreau, Oscar Ödüllü İngiliz aktris Margaret Rutherford ve Oscar Ödüllü İngiliz aktör John Gielgud rol alıyor. 1 Milyon Dolar’dan az bir bütçeyle tamamlanan ve dilimize ‘Gece Yarısı Çanları’ olarak çevrilen filmin çekimleri İspanya’da yapıldı.

Cep anayasası hk. bilgi

akbelen79 | 25 Mart 2011 10:28

Bu günlerde televizyonda dönen reklamlar içinde ilginçlikler var. mesela bir telefon operatörü konuşma anayasasından bahsediyor. iletişimdeki çeşitli haklardan bahsediyor ve bunu önermekle kalmıyor sanki uygulamaya başlıyorlar gibi.
neler var acaba diyenlere kısaca değinelim.
1- İletişim sektörü her yeri kapsar duruma geliyor ve ulaşılması imkansız olan yerlere hizmet veriliyor.
2-Telefonda ulaşamadığımız müşteri temsilcileri her zaman ulaşılır hale gelecek.istediğimiz sürede cevap alıp kaliteli bir bilgi sistemine geçiliyor.
3-Kimsemiz olmadığında yardım istediğimiz acil numaralar kesintisiz olacak.
4- Müşteri istediği kaliteyi istediği operatörden alma hakına sahip olacak.
Kısaca aklıma gelen maddeler bunlardı arkadaşlar .