bildirgec.org

Hanım Sen Çekil Ben Hallederim

d o g u h a n | 31 Ocak 2010 18:01

Kore’de geliştirilen Mahru-Z temizlik yapıyor, kirli çamaşırları makineye atıyor ve hatta mikrodalga fırın kullanarak yemekleri ısıtıyor. 1.3 metre boyunda ve 55 kg.’lık robot, insan gibi başını çevirip elleri ve kollarını hareket ettirebiliyor.

Boksör Mike Tyson’ın hayatı film oluyor

queennothing | 31 Ocak 2010 15:48

Tüm zamanların en iyi boksörlerinden biri olarak kabul edilen 1966 doğumlu Amerikan boksör Mike Tyson‘ın hayatı beyazperdeye aktarılıyor. 19 yaşındayken adı ‘gerçek boksörler’ arasında geçen Tyson, Dünya Ağır Siklet Şampiyonu olarak tarihe geçti. 44 yaşındaki boksörün hayatı, “The Devil’s Advocate“, biyografik yapım “Ray“, “Proof Of Life” gibi yapımların da yönetmenliğini yapmış olan 1944, Amerika doğumlu yapımcı/ yönetmen Taylor Hackford tarafından uyarlanacak. Başrolde ise 1967 doğumlu aktör Jamie Foxx var. Haber 2007’den beri ortalarda dolanıyor ve Hackford ile Foxx’un projeleri arasında da görünüyor lakin henüz hiç bir tarih verilmedi.
Zaten başarılı bir aktör olan Foxx’un Tyson efsanesini nasıl yansıtacağı merak konusu.

Ahmet & Ayfer

admin | 31 Ocak 2010 15:00

Ahmet Erzurumlu. Zor bir hayatı vardı. Fakir bir ailenin okumaya hevesli, hayallerinden başka bir şeyi olmayan çocuğu.

Sessiz ve içe kapanıktı. O bölgelerde okumak zor. Gerçektebn hayal, hele paran yoksa, hele ailen de çok çok hevesli değilse seni okutmaya. Ahmet on beş kilometre uzaktaki bir okula gidiyordu. Sonrası yatılı okul. Sonrası Hacettepe tıp, sonrası ABD’de devam etti bursla okumaya. Uzmanlığını da yaptı. Sonra tekrar ülkeye döndü.

Ahmet aynı içe kapalı Ahmet lakin. Hiç değişmemiş. İlk yakınlaştığı ve gözlerini kaldırıp gözbebeklerine bakabildiği ilk kızla; Ayfer’le evlendi. Ayfer evlenilecek kadın diye düşündü. Annesi de memnundu, kendi de. Lakin Ayfer dillere destan. Günde on kez Ahmet’i arar. Dışarıda içecekse şayet Ayfer’le içer.
-Nerdesin Ahmet?
-Ayfer’le şuradayım, buradayım.

Utanç / Buda As Sharm Foru Rikht

exorientelux | 31 Ocak 2010 13:30

Okula gitmek için yollara düşen küçük bir kızın bir gününü anlatan Utanç / Buda As Sharm Foru Rikht, bu filmi çektiğinde henüz 19 yaşında olan Hana Makhmalbaf‘ın ilk uzun metraj filmi. Filmde Baktay adındaki küçük kız, küçük kardeşine bakması gerektiği için okula gidememektedir. Erkek ve kızların ayrı ayrı okuduğu Afganistan’da kızlar okulu da çok uzaktadır zaten. Komşularının oğlu Abbas’ı okuyor görmek minik Baktay’ın okuma hevesini iyice depreştirir. Annesinin evde olmadığı birgün okula gitmek üzere yola çıkar. Fakat önce okulun nerede olduğunu bulması, ondan da önce okulda kullanacağı defter kalem gibi araç gereci tedarik etmesi gerekmektedir. Hiçbir şeyi olmayan küçük kız için bu basit sorunların üstesinden gelmek kolay olmaz. Üstüne üstlük Amerikan askeri rolü yapıp bütün teröristleri öldürmeye niyetli bir grup çocuğun savaşçılık oyununu da atlatması gerekecektir.

monster tr karekter sorunu

alptekinenes | 31 Ocak 2010 13:25

Template Monster editliyorum size karşılkaştığım sorunlardan bahsetmek istiyorum belki de bir çok kez cevap bulduğum fakat uygulamada çözüme gitmeyen bir şey bu 🙂 flash+xml template lerde Türkçe karekter sorununu fla dosyasından kökten çözüme ulaştırma gibi bir imkanımız var mı ?

utf-8 vb. şeyleri denedim xml dosyasında fakat hala Türkçe karekter desteğini sağlamış değilim. Bu konuda yardımcı olursanız çok memnun olurum.

kadın kokusu

admin | 31 Ocak 2010 13:23

On iki yaşındaydım. Bankonun önünde uzanan zakkumlar vardı. Boylu boyunca uzanırdı. Güzel kokardı. Lakin o kadar alışmışım ki o kokulara dikkatimi çekmezdi. O zakkumlara ince bir çizik atılır. Oradan yağı gibi bir sıvı akardı. Bir tarla zakkumdan bir avuç parfüm özü çıkardı. Benim için herhangi bir kokuydu zakkum. Taa ki…

Lisedeydim. Hayalimdeki kadın karşımda duruyordu. Evliydi. Hayallerim olamazdı. Otuzlarında. Bana göre epey olgun. Bedenine bakardım, bedenini ortaya çıkartan kıvrımlarına… Böyle bir karım olmalı derdim. Edebiyat öğretmenimdi. Edebiyata deli gibi çalışırdım. Kompozisyonlardan hep on alırdım, gözüne gireceğim ya… Aşıktım. Bir gün ona kavuşacaktım. Onun gibi birini bulacaktım. Dünyadan haberi olan, bedenine giysileri, diline cümleleri yakıştırmasını bilen, ayakları yere basan. Anladım ki, o zakkum kokuyordu. Tek bir koku vardı. Salt zakkum. Buram buram zakkum kokardı. Derin bir nefes çekerdim ciğerlerime, o gelsin diye içime. Zakkum dolardı içim. O zakkumdu. Benden başkası almazdı bu kokuyu.

jQuery ile Yapılan Animasyon Uygulamaları

angelsdemos | 31 Ocak 2010 13:22

jQuery artık o kadar ilerledi ki animasyonlar bile yapılabiliyor. Genelde flash ile gördüğümüz animasyonları gelecekte jQuery ile yapıldıklarını görmemiz mümkün. İşte birbirinden farklı jQuery ile yapılan inanılmaz animasyon örnekleri;

Building an Animated Cartoon Robot with jQueryDemo
(jQuery ile Animasyon Robot yapma)

5 katman hazırlanarak yapılarak hazırlanan çok hoş bir jQuery uygulaması. Kısa olmasına rağmen ileride benzer çalışmaları geliştirilerek yapılabilir.

Crafting an Animated Postcard With jQueryDemo
(jQuery ile Animasyon Karpostal Hazırlama)

Flash animasyonların yerini ileride jQuery ile yapılan animasyonların alabileceğinin en büyük kanıtlarından biri. Çok kullanışlı bir jQuery uygulaması.

Kanserle Oyun Oynayan Bilim Adamı: Sigmund Freud

admin | 30 Ocak 2010 13:36

Sigmund Freud
Sigmund Freud

Doktor Sigmund Freud, tesadüfen ziyaretine gelen özel doktoru Felix Deutsch‘a, ağzındaki küçük şişi gösterdi. Kendince pek önemli değildi bu şiş, ama son zamanlarda onu oldukça rahatsız etmeye başlamıştı. Deutsch, sağ tarafta, damak ile çenenin birleştiği yerdeki şişkinliğin kanser olabileceğini düşündüğünde, elinde olmayarak sarardı, heycanlandı, ne diyeceğini şaşırdı.

Bu olay 1923 yılı Nisan ayında meydana geliyordu. Psikanalizin kurucusu Dr. Freud bu tarihten sonra 1939 yılı Eylül ayına değin yaşadı; 16 yıldan fazla bu hastalıkla korkunç bir savaş verdi. Kendisi ve yapıtlarını mahvedecek her türlü zorluklara, tehditlere, sevdiklerini kaybetmesine, hatta Nazi rejimi yüzünden memleketinden kovulmasına karşın, hiç durmadan çalıştı, ara sıra dayanılmayacak kadar ağır olan ağrılarına rağmen pes etmeden çalıştı.

Sesinizle uçurun!!!

Beacool | 30 Ocak 2010 10:42

Küçüklüğümde bir sürü model asker ve alet oyuncaklarım vardı. Bunlar arasında Apache ve Skorsky helikopterlerim en sevdiklerimdendi. Ve ben o dönemlerde çok çok pahalı olan (ki halen öyle) model helikoptere özenerek bakardım…

Derken pillerin daha verimli hale gelip materyallerin hafiflemesi daha kuvvetli ve az enerji çeken motorların üretilmesiyle birden hayatımıza şarjlı uçan helikopterler girdi. Çesit çesit olanların içinde ise halen alamadığım dört kanallı Apache’ye arada gider gider bakarım (hediye etmeyi seven biri varmı??)