bildirgec.org

Keşkelerle ağlama zamanı..

adilfrkn | 30 Ocak 2009 11:20

Keşke bir çınar ağacı olsaydım, yemyeşil bir tepenin üstünde.. Keşkelerin fayda etmediği yeryüzüne meydan okusaydım asırlık gövdemle. Ve kuşların cıvıltısın da rüzgârla sallanan dallarım zikirle uzansaydı masmavi gökyüzüne. Ve gene ılık bir meltemle yere düşen her yaprağım binlerce defa secde edip ağlasaydı keşkelerime. Sararan her yaprak koparsaydı beni isyankar benden,çıkarcı fesat gölgelerden ve ve ve Adil olmaktan..Unutsaydım derslerimi,Kız kardeşimin nazlarını.. Bir papatya kadar kırılgan olduğunu… Unutsaydım Halit’in ameliyatını.. ya o ?Acaba çınar ağacı insanca duyguları hissedebilir mi? Mutlu olmanın ne kadar zor olduğunun farkında mı? Yada mutluluğu tarif edebilir mi? Kim bilir belki onun için mutluluk sabahın ilk ışıkları.. Katlanırdı o zaman gecenin acıtan karanlığına. Bilirdi güneş her gün yeniden doğuyor.. bilirdi ki onun dimdik duruşu yeni fidanlara örnek oluyor ve cesaret veriyor..

Sinemada Faşizmin Tarihçisi…

| 30 Ocak 2009 10:37

resim:profile.myspace.com
resim:profile.myspace.com

Bernardo Bertolucci (16.03.1941- )
Bertolucci, yazar ve sinema eleştirmeni Attilio Bertolucci’nin oğlu. Parma’da dünyaya gelen ve babasının izinden gitmeyi düşünen genç Bertolucci, edebiyat fakültesine yazıldı. Üniversiteye devam ederken yazdığı “Gizem Arayışında” adlı şiir kitabı ile 1962 yılında önemli edebiyat ödüllerinden olan Vieareggio ödülünü kazandı.

Bertolucci ilk yönetmenlik denemesini, 1961 yılında tanıştığı Pier Paolo Pasolini’ye ‘Accatone’ (Dilenci-1962) adlı filmin yönetiminde asistanlık yaparak gerçekleştirdi. Bu işten sonra 22 yaşındaki Bertolucci, yönetmen olmaya karar verdi ve üniversite tahsilini yarım bıraktı. Aynı yıl içinde tamamladığı ilk yapıtı, ‘La Commare Secca’ (Sıska Vaftiz Anası-1962) adlı filminde bir fahişenin öldürülmesi olayını anlatan Bertolucci; bu filmi amatör oyuncularla çekti.

Yönetmen, ikinci filmi ‘Prima Della Rivoluzione’ (Devrimden Önce-1963/64) ile eleştirmenlerin ilgi noktası oldu. Bununla beraber kendi çevresinden kurtulmayı başaramayan, orta sınıf bir gencin öyküsü seyirciler tarafından tutulmadı ve Bertolucci parasal sıkıntılarla karşı karşıya kaldı. Ünlü yönetmen, sinema çalışmalarına bu sebepten ötürü dört yıl ara verdi.

Faşizme karşı 1969-1970 yıllarında çevirdiği iki filmle Bertolucci, İtalyan faşizmini irdelemeye başladı. ‘La Strategia Del Ragno’ (Örümceğin Stratejisi-1969) adlı filmin konusu: Babasına bir faşizm kurbanı olduğunu ve siyasal geçmişinden dolayı öldüğünü düşünerek tapan bir oğul, onun bir hain olduğunu öğrenir. Bertolucci, burada ince ince hesaplanmış bir anlatım yöntemi kullanmıştır. Alberto Moravia’ nın romanından uyarlanan ‘II Confarmista’ (Konformist-1970) adlı filmi ile Bertolucci, kendi ifadesine göre “Faşizmi burjuvazinin bir hastalığı olarak” tarif eder.

Dokun Bana

nzright | 30 Ocak 2009 10:06

Volkswagen Golf Trend’e ne kadar süre dokunabilirsin? stratejisi üzerine bir oyun kurgulamış ve Hands On sitesi ile de kullanıcılara sunulmış. Daha önce de Türkiye de Doğa bey in sunumuyla capitol avm de bir arabaya enuzun süre elini çekmeden dokunmak suretiyle araba hediye edilen bir yarıışma yapılmıştı.

Acer Ferrari 1200 Ultraportable duyruldu

FAYA85 | 30 Ocak 2009 10:01

Acer Ferrari 1200
Acer Ferrari 1200

ACER AMD tabanlı yeni ultraprotable Ferrari 1200 notebooku duyurdu.

Notebookun özellikleri şöyle:

AMD Turion X2 Ultra dual-core işlemci
M780G çipset, 4GB of DDR2, SATA sabit disk
12.1 inc widescreen display has LED backlight
Dolby Home Theater ses sistemi
802.11 WiFi bağlantı, DVD sürücü
carbon-fibre gövde, oksitli – metal touchpad
Windows Vista OS
Şuan için bir fiyat ve çıkış tarihi belirtilmemiş.
ayrıntlı bilgi için
veya

Dövme Tenimin Sıfatı

ceyhunak | 30 Ocak 2009 09:56

Bir makas elimde;
Gençliğimi kesiyorum kendi ellerimle..
Üzüldüğüm ne varsa atıyorum hayatımdan,
Belki seni, belki beni.. Şimdi de bizi..
Dönüp bakmak gelmiyor içimden geriye,
Sana ait duygular artık
Boynuma dolanan kalın bir urgan.

Adını sıfatsızlaştırıyorum bende,
Bir hükmün olmasın yüreğimde.
Siman tanıdık değil artık,
Sorma bana gözündeki feri.
Eriyip gitti nurlarım.

Şimdi ahkam kesiyorum hayata,
Esip gürlüyorum..
Asi lügatim uyanıyor uykusundan.
İsyan ediyorum asiliğime,
Yalnızlığım minik bir dövme tenimde.