bildirgec.org

veronika ölmek istiyor

delidus | 27 Aralık 2005 15:57

can yayınlarından çıkan bu kitabı şiddetle tavsiye ediyorum arkadaşlar… neden mi? 🙂

ölümün bizi köşe başında beklediğini bildiğimiz halde neden hala hayatın tadını çıkar mıyoruz? özgür müyüz?ne kadar? mutluluk başkalarının bahçesinde mi? hayatı hep bi çizgide götüren bizler miyiz?

işte bu soruların ve daha dolambaçlılarının cevapları kitapta oldugu için….

iyi okumalar

Seksi billboardlar kaldırılamaz!!

elena | 27 Aralık 2005 02:20

Eğitim için Çöpten Sıralar

kutalmish | 27 Aralık 2005 00:18

Biz bir grup arkadaş olarak bir projeyi hayata geçirmeye çalışıyoruz. Kısaca bizim projemizi anlatayım önce; Okulumuzda dağıtılan kutu sütler, pet şişeler ve buna benzer atıkları topluyoruz. Bunları Tetra-Pak’ın geri dönüşüm sistemine göndererek levhalar (suntalar) halinde alabilmeyi umuyoruz. Buraya kadar sıradan bir şey ama bizim amacımız bu çevre hareketini eğitime yansıtmak. Bunu da bu levhaları okulun marangozuyla irtibata geçerek okul sıraları haline getirip çevremizdeki(Kurtköy)yardıma muhtaç okullara hediye etmek istiyoruz. Biz kendi çapımızda bir şeyler toplamaya çabalıyoruz fakat pek yeterli olacak gibi gözükmüyor. Hem bu projenin belli bir süreyle sınırlı kalmaması açısından hem de daha çok karton, daha çok sıra manasına geldiğinden sizlerin de yardımına ihtiyacımız var. Bu yüzden, pet şişe ve karton benzeri atıklarını toplayıp Tetra-Pak’a üstünde ‘Koç Özel Lisesi’ndendir’ ibaresiyle koliyle yollayabilecek arkadaşların belki bir, belki daha fazla çocuğun sırasının yapılmasında faydası dokunur.

Vandalizme Karşı Önlemler

ikonoklast-hafif | 26 Aralık 2005 18:59

Milletimizin sokaklara dikilmiş heykellere yönelik vandallıkları dikkatimi çekiyor. Dikkat çekmeyecek gibi de değil. Örneğin, Ankara’da Yüksel Caddesinde bulunan bir takım heykellere oralara takılan bilumum lümpen taifesi yapmadığını bırakmamıştır. Caddenin ortalık yerinde dikilip geleni geçeni seyreden meçhul memur heykelinin önce burnu, sonra bacakları kırılmıştı, en son da kökünden sökülüp götürüldü. Kenardaki bankta oturan meçhul çiçekçi heykeli, elindeki çiçek buketini çok geçmeden kaybetti. Caddenin Atatürk Bulvarı çıkışındaki meçhul boyacının da sandığını yürütüler. Biz bunlara san’ati nasıl sevdireceğiz? Sevdiremeyeceğiz. O zaman bari kırıp dökmelerine engel olalım. Benim bu konuda bazı projelerim var: Tek yol, bu tür umuma açık yerlere konan heykelleri iletken bir malzemeyle kaplayıp, hafiften, hani şöyle çarpacak ama öldürmeyecek kadar, elektrik cereyanı vermektir. Kırmak, dökmek maksadıyla heykele el süren barbarlar cereyana çarpılınca neye uğradığını şaşırmalıdır. Bununla da yetinilmemeli, heykelin içine, heykele el sürüldüğünde harekete geçen bir sesli bir mekanizma yerleştirilmelidir. Bu mekanizmaya konacak ses kayıtları örneğin, cereyana çarpılıp ne oluyoruz diye afallayan vandala yönelik olarak, “Ne oldu? Gücüne mi gitti?”, “Geri bas yakarım!” veya, “El hareketi yapma lan!” şeklinde anlayacağı dilde cümleler olabilir (Bunlar bu dilden anlar). Bu durumda heykeli kırmaya gelmiş barbar kişi, “Bismilayiraamaaniraym! -Cahil olduğu için besmeleyi düzgün söyleyemeyecektir- Heykel dile geldi!” diyerek daha da feleğini şaşıracak, ya can havliyle kaçacak ya da belki imana gelecektir: “Yarabbi san’at nelere kadirmiş, ben bu güne kadar hep sanat eserlerini kırdım döktüm, ama şimdi anlıyorum kıymetini diyecektir.
Bu procemi en kısa zamanda belediyeyle görüşeceğim. Hem onlar heykelleri onarma masrafından kurtulacak, hem de nadide san’at eserlerimiz artık hoyratlıktan korunacaktır.

15 milyona 60 film

yasartahir | 26 Aralık 2005 18:00

bu korsanları bitirelim cd lerini kıralım göz actırmayalım bunlara kampanyası cok yaradı bana .. sevdiğim bir korsan cd ci arkadasım (ki artık o işssiz )butun cdleri elinden cıkarıyor .. film bası 25 ykr 15 milyon vardı cebimde bir anda alıverdim 60 filmi .. ne de züel oldu pek de güzel oldu ..