bildirgec.org

bizim memlekette otomat kültürü henüz gelişme

onerty | 24 Eylül 2005 04:39

bizim memlekette otomat kültürü henüz gelişmedi doğru dürüst, almanya vb. yabancı ülkelerdeki sabıkamızdan mı nedir, uzun süre daha gelişmeyeceğe benzer. ama bakın japonlar otomatlardan neler satın alabiliyor.

CEP TELEFONU KAYIT YAPTIRMA İŞLEMİ !

tevrat | 24 Eylül 2005 00:38

Cep telefonu olan herkesi ilgiledirmektedir.12 milyon kayıtsız telefona SMS yoluyla bilgi verilecek ve telefonlarını kaydettirmeleri istenecek. 14 Aralık´tan itibaren kayıtsız tüm telefonlar görüşmeye kapatılacak.Telekominikasyon Kurumu´nun yaptığı çalışmalar doğrultusunda kaçak ve çalıntı cep telefonunun önlenmesi amacıyla kayıtdışı olanlar görüşmeye kapatılacak. Telekominikasyon Kurumu tarafından cep telefonlarında kayıtdışılığın bugüne kadar ekonomide 3 milyar dolarlık kayba neden olduğu, devletin de bu işten 1 milyar dolarlık vergi kaybı bulunduğu bildirildi. Kayıtdışı olan 12 milyon cep telefonuna SMS ile kayıt işlemi için mesaj yollanacak, ardından 14 Aralık 2005 tarihinden itibaren tüm kayıtsız cep telefonları görüşmeye kapatılacak. Kayıtsız telefonların kaydettirilmesi 12 milyon kayıtsız telefona SMS ile “Telefonunuz kayıtlı değil, kaydettirin” mesajı gönderilecek ve kayıt işlemi için yol gösterilecek. IMEI numarası ile kayıt kontrolü Cep telefonuzda *#06# tuşlayarak telefonunuzun seri numarasını (IMEI numarası) tespit edebilirsiniz. IMEI numarası ile http://imei.tk.gov.tr adresinden telefonun kayıtlı olup olmadığını sorgulayabilirsiniz. Kayıtlı Değil uyarısı alanlar SMS ile uyarılmayı beklemeden, 28 Ağustos 2005 tarihinden itibaren kayıt işlemlerini yaptırabilirler.Kayıtsız telefon sahiplerinin bildirilen yere faturası varsa faturasıyla başvurması gerekir. Fatura ibraz edilememesi halinde 5 YTL ödenecek, ibraz edilmesi halinde para alınmadan kayıt işlemi yapılacak, ancak faturayı düzenleyenlere yönelik işlem başlatılacak. Cep telefonu kayıtlı olmayıp, 14 Aralık 2005 tarihine kadar kayıt ettirmeyen kullanıcıların telefonları bu tarihten itibaren görüşmelere kapatılacaktır! Yasanın kayıt için öngördüğü 5 aylık sürecin ardından artık telefon satın alınmasında yeni bir prosedür uygulanacak. Alıcılar artık bilgilerini belgeye dayalı eksiksiz ibraz etmek zorunda olacak, SIM kart alınırken de satın alınan cep telefonunun faturası mutlaka sorulacak. Gasp edilen telefonun maddi bir değeri olmayacak, bu telefonlar kullanılamayacak, telefon gaspçı ya da hırsızların yakalanmasında araç olarak da kullanılabilecek. Uygulamaya başlandıktan sonra Faturasız ve Kayıtsız telefonlar hangi operatörün SIM kartı takılırsa takılsın, çalışmayacaktır.

Tedirginlik

Zerreden Şumusa Kadar Herşey Aşk | 23 Eylül 2005 21:17

Birgün yine beyoğluna gittiğimde bugünkü gibi tuhaf duyguları hissedeceğimi hiç düşünmezdim. Acaba o gün bugün müydü?Kimbilir bu sefer hangi sokak?Güzelim Türkiyem,güzelim İstanbul ve vazgeçilmezim Beyoğlu..Nedir bu tedirginlik yeniden yıllar sonra hep olacak mı hiç bitmeyecek mi? Ee 20 Eylül’ü de geride bıraktık…Hainler tehditler savuruyorlar ya Diyarbakır’da,doğudaki illerimizde işsiz gençlere bildiri dağıtıyorlar ya sözümona kurtuluş dedikleri o karanlık günler yaklaşıyormuş ya.Güpegündüz,ayanbeyan sağda solda en gözde dergilerde tehditlerini savuruyorlar yaa.Terör listtesindeki illerimizde sıralanmış başta istanbul ve beyoğlu.. Bugün mecburen bir arkadaşımla yarım saatlik beyoğlundaydım aklımda varolanlar ise bunlardı.bu insanların kaç tanesi farkındaydı ya da kaçı bildiği halde teröre yenik düşmediğini göstermek istiyordu? Lanet olsun teröre,hainlere,nankörlere.. Elbet yine birgün yaptıklarının tüm bedellerini ödeyecekler bu dünyada ya da başka yerde.. Beyoğlu umarım sen karanlıkla bir kez daha kaplanmazsın.

BU NE ŞİDDET BU CELAL!! BU NE PERHİZ BU NE LAHANA!!

tevrat | 23 Eylül 2005 00:23

Sevgili arkadaşlar;En son yaşanan Amerika da ki kasırga felaketini hepiniz duymuşsunuzdur.Gerek görsel basın gerekse medyadan takip etmişsinizdir.Bu felaketin bizim için iki farklı boyutu var.Birinci boyutu felakete Türk Kızılay ının da resmi olarak yardım etmesidir.İkinci boyutu ise,ettiğimiz yardımın miktarıdır.Zaten ben de resmi belgelerle yardım miktarını duyunca uçukladım tabiri caizse kafayı yedim daha da doğrusu ağzım açık kaldı.Niye mi?Evet sizde meraklandınız.Konunu özü şudur arkadaşlar.Türkiye her yıl oldugu gibi bu yılda IMF ve ABD den düşük faiz gibi gösterilen aslında çok yüksek tabanda faizi olan uzun vadeli kredi almaktadır.Ama ABD nin sanki maddi ihityacı varmışçasına sırf yalakalık yapmak adına sırf peşkeş çekmek adına yapılan yardımın resmi olan kısmı tam 1.5 Milyon Dolar.Evet bu sadece resmi yardım.Ya gayri resmiyardımları da hesaba katarsak inanın bana toplam yardım IMF ve ABD den aldıgımız daha dogrusu yalvara yakara grurumuzu ve milletimizin gelecegini hiçe sayarak gaflet içersine girerek istedigimiz paranın 1/7 (yedi de biri)sidir.Yazık günah bu vatanın parasını çar çur etmeye.Bizim orada yapacagımız gerçekte olması gereken neydi biliyormusunuz;O felakette ölen yaralanan insanlara dua etmek ve gönlümüzden geçen yardımı yapmak olması gerekti.Peki neden halimize bakmadan hasan dağına odun almaya gideriz neden böyle bir lükse gireriz.Mübarek üçaylarda bir kuru ekmeğe muhtaç olan vatandaşlarımız binlerce yardım eli beklerken bu israf niye bu ne perhiz bu ne lahana.Evet sözüm Türk Kızılayı na.Peki farklı bir boyuta daha gelelim.Amerikan kızılhaç örgütü bizde yaşanan felaketlerin hangilerine bu derece yardım eli uzattı.Ya da şöyle kıyaslayalım.Türkiyenin nüfus oranıyla ABD nin nüfus oranını kıyaslayıp ne kadar yardım yapmamız gerektiğini hesaplayalım.Değerli mebuslarımız,Bu milletin bu yardımları dişinden tırnağından arttırıp Kızılay genel müdürlüğüne ne şartlarda verdiklerini biliyormusunuz.Tabi ki bilmiyorsunuz.Siz daha bir litre sütün ne kadar olduğunu bilmiyorsunuz yazık bu milletin size olan güvenine yazık.Söylenecek ve yazılacak kelime bulamaz oldum.Aziz nesini yakmaya giden milliyetçi görünen sahtekar insanlar bunun hesabını sormazlarmı.Tabi soramazsınız çünkü yüreğiniz yok.Usulsüz asılsız belgelerle ve çıkarcı gruplarla ortaklaşa aldığınız ihalelerin fiyaskoları ortaya çıkacağından kendinizi ön plana çıkartmak istemiyorsunuz.Ey kardeşlerim uyanın artık uyanın çok büyük gaflet ve delalet içersindeyiz.Garp afakımızı sarmış ta çelik zırhlı duvarımız delinmiş bile.Onlarca yüzlerce binlerce kan döktük bu güzelim cennet vatanın uğruna.Boş işlerle ugraşacağımıza dolulara bakalım taşıralım çoşalım.Sevgiyle kalınız.

Friends’in bünye üzerine etkileri

anafikir | 22 Eylül 2005 17:49

Aklımızdan Tavşanlar‘ın “rss feed”inde “Friends 4ever” gibi bir başlık görünce “Friends” adlı efsanevi dizi hakkında bir yazı zannedip heyecanlandım. Belkide 10 dakika önce bilgisayarımın “Diziler” klasörü altında tüm bölümleri ile birlikte topladığım Friends’in 10. sezonunun 3. bölümünü izlemiş olmamdan da kaynaklanmış olabilir.

Fakat yazı “arkadaşlık” ile alalık idi malesef. Hemen belirteyim, “Maselef”lik kısmı konunun ya da yazının beni tatmin etmemesinden dolayı değil, “Friends” ile ilgili olmaması.