bildirgec.org

menguzar

4 yıl önce üye olmuş, 25 yazı yazmış. 63 yorum yazmış.

Beynimde biri mi var?

menguzar | 29 Kasım 2012 00:36

Ampulex Compressa, hamam böceğinin içinden çıkarken.
Ampulex Compressa, hamam böceğinin içinden çıkarken.

Dünyada hemen her ortam için farklılaşmış milyarlarca çeşit canlı var. Farklı asitlik seviyelerinde, farklı ısılarda, farklı minerallerin/gazların varlığında hayatta kalmak üzere evrimleşmiş türlü çeşit bakterinin arasında, elbette ki canlıların vücudunda yaşamak üzere evrimleşmiş, kimi zaman (mide ve bağırsaklarımızda olduğu gibi) vücudunda yaşadığı canlıya faydası dokunan, kimi zaman vücuduna girdiği canlıyı hasta eden, kimi zaman öldüren, kimi zamansa ölmekten beter eden yaratıklar, “parazitler” var.

Şimdiki konumuz, farklı canlıların vücutlarına yerleşip orada yaşayan, ve bu yaşam süresince aklınızın ucundan bile geçmeyecek işler yapan parazitler. Beyinlerine/sinir sistemlerine yerleştikleri canlıların üzerinde ufak davranış değişikliklerinden, “Tam zihin kontrolü” olarak yorumlayabileceğimiz durumlara çok geniş bir yelpazede değişen etkilere sahip olan envai çeşit parazite şöyle bir göz atacağız.

Powerpoint Aptal Ediyor

menguzar | 23 Nisan 2007 16:02

PowerPoint?
PowerPoint?

Hiç bir konferansta, derste, panelde konuşanın anlattıklarını anlamaya çalışırken aynı zamanda projeksyonda gösterilen powerpoint sunumundaki kelimelere baktığınızda, oradaki kelimeler aynen konuşmacının söyledikleri olsa da anlamakta zorlandığınız oldu mu?

New South Wales üniversitesindeki araştırmacılar powerpoint sunumlarının yazılardan oluşmasının dünya tarihinin en kötü fikirlerinden biri olduğunu düşünüyorlar. Diagramlar koyup bunların üzerine konuşmanın zararsız olduğunu, beynin bununla başa çıkabildiğini ancak “sözcüklerden” oluşan bir sunumun sözcüklerden oluşan bir konuşmayla desteklenmesi, beynin dil merkezini hayli yorduğunu savunan araştırmacılar “kilisede incili rahiple beraber okumak da anlaşılırlığı ortadan kaldırıyor” diyorlar.

iPhone ile kimler kapışacak?

menguzar | 18 Nisan 2007 20:14

iPhone, Steve Jobs’ın muhteşem tanıtımı sayesinde henüz piyasada değilken dahi bir çoğumuzun hayallerini süsleyen alet oldu.

Bu açıdan apple ve steve jobs’ı her zamanki pazarlama başarılarından dolayı takdir etmek gerek.

Olasılıkla bugün “iPhone katili” olarak tanıtılan cihazların hiç biri, aynı pazarlama dehası dolayısıyla asla iPhone kadar fazla satamayacaklar. iPod katili olarak lanse edilen yüzlerce ürün arasından bir tanesinin bile iPod’un satış rakamlarının yarısına dahi erişememiş olması bu konuda bir şeyler anlatıyor.

google maps’te fotoğraflar

menguzar | 10 Mart 2007 23:48

google, “bir fotoğraf, bin söze bedeldir” diyerek google maps’e fotoğraf ekleme seçeneği sunmaya başlamış.

daha önce yahoo maps, flickr entegrasyonu sunup flickr‘daki fotoğraflara “geotagging” özelliği eklemişti. bu da sanırım google’ın yahoo’ya bu konudaki cevabı.

ama flickr’daki “fotoğrafı sürükle, yahoo maps’e bırak” kolaylığını picasa web photos ile nereye kadar sunabilir google, orası şaibeli.

xRez: Çılgın Çözünürlük!

menguzar | 27 Şubat 2007 23:30

xRez, panoramik gigapixel kameralarla, google maps arayüzü üzerinden çılgınca zoom yapabileceğiniz fotoğraflar üretiyor.

uzaktan gördüğünüz bir dağa zoom yaparak dağın üzerindeki bir ağacın dalındaki böceğe ulaşabiliyor; boston siluetinden yola çıkıp jogging yapan insanların çoraplarına kadar inebiliyorsunuz.

Tek bir fotoğrafın içinden binlerce fotoğrafa ulaşabilmek gibi tuhaf bir his.

Progression “Uyandırma Saati”

menguzar | 27 Şubat 2007 16:00

Progression uyandırma saati (çalar saat değil!), kanımca bir insanı uyandırmak için üretilmiş en güzel fikirlerden biri. Havaya puzzle atıp bulana kadar susmamak, kalkıp odanın içinde uçuşmak veya koşuşturmak gibi kötü alışkanlıkları olan çalar saatlerin aksine progression, çok daha insancıl bir tavır takınıyor.

Uyanmayı planladığınız saatten yarım saat önce çook hafif bir ışık yaymaya başlıyor. Bu ışık yavaşça nabız gibi atarken, giderek kuvvetleniyor -ancak yine de rahatsız edici ölçülerde değil. Birkaç dakika sonra, saatin tepesindeki bölmeye önceden koyduğunuz aromaterapi yağını ısıtarak koku duyunuzu uyarmaya başlıyor. (saatle beraber ‘enerji’, ‘stres atıcı’, ‘sabah kahvesi’ ve ‘lavanta’ olmak üzere 4 farklı aromaterapi yağı geliyorsa da, keyfinize göre bir yağı da kullanabiliyorsunuz.) Uyanmanıza 15 dakika kala hafif doğa sesleri (günbatımı, fırtına, zen melodisi, dağ akarsuyu, kuş ötüşü, veya okyanusta sörf) çıkartmaya başlayan saat bu sesin volümünü uyanma saatinize kadar giderek yükseltiyor. Eğer vakit geldi ve hala uyanmadıysanız bu sefer standard bir çalar saat gibi alarmını öttürüyor ancak o zamana kadar farkında olmasanız da beyniniz yavaş yavaş uyanmış olduğundan, herhangi bir çalar saatle uyanmaktan çok daha keyifli oluyor. Ya da en azından, öyle olduğunu söylüyorlar 🙂

Yeni Google Oyunları

menguzar | 27 Şubat 2007 15:34

Google tabanlı oyunlara bir yenisi daha eklenmiş: Capture The Map (Haritayı ele geçir)

Bilgisayara karşı veya aynı bilgisayarda iki kişi şeklinde oynanabilen oyunun akışı şöyle: Arama yapılacak bir anahtar kelime giriyorsunuz, oyun google araması yapıyor, çıkan sonuçlardaki web sitelerinin IP adreslerine göre dünya üzerindeki yerlerini belirliyor ve o noktaları sizin adınıza işaretliyor.

Rakibiniz de aynı şekilde aramalar yaparak bölgeler ele geçirmeye, elinizdeki bölgeleri sizden kapmaya çalışıyor. İşaretler elinizdeki iğnelerle konuyor ve belli sayıda iğneniz olduğu için mümkün mertebe farklı bölgelerden sonuçlar getirecek aramalar yapmak gerekiyor. Hayli eğlenceli.

OhMiBod: iPod Vibratörü

menguzar | 27 Şubat 2007 12:00

Evet, OhMiBod, uzun zamandır “bakalım kim ne şekilde yapacak?” diye beklediğimiz ürün.

Kendi sitesinde “Yepyeni bir Tak ve Çalıştır Yöntemi” olarak tanıtılan OhMiBod’un bir ucunu iPod’unuza (veya herhangi bir müzikçalara) diğer ucunu da nereye isterseniz oraya takıyorsunuz ve çılgın icat OhMiBod dinlediğiniz müziğin ritmine uygun olarak kıpraşmaya, kıvranmaya başlıyor.

OhMiBod yalnızca ürün ile değil, ayrıca bir iddia ile çıkıyor ortaya: iPod dalgasının üzerine binerek, cinselliğe eğlenceli ve özgürleştirici bir şekilde daha çok açıklık ve kabul getirmek!

Şşt buzdolabı! Bi’ bira atsana!?

menguzar | 27 Şubat 2007 11:15

Diyelim ki tam maçın ortasında, ya da Lost’ın en heyecanlı yerinde biranızdan keyifle bir yudum almak istediniz, bir de baktınız ki daha demincek açtığınız kutunun içinde bir damla bile bira kalmamış!

Kalkıp mutfağa gidip dolaptan bira almak bir seçenek. Diğer bir seçenek ise Duke üniversitesinden John Cornwell adlı gencin mükemmel projesi “Bira Mancınıklı Buzdolabı“ndan feyz almak.

Dolap 10 kutuluk bir “şarjöre” ve hedefleme için bir uzaktan kumandaya sahip. Böylece istediğiniz yere nişan alarak biranızı fırlatıp havada yakalayabiliyor, iki yudum bira içeceğim diye yerinizden kalkmak durumunda kalmıyorsunuz.

Ufuk Çevresi Yayları

menguzar | 16 Şubat 2007 17:51

Pek-bilinmeyen-doğa-olayları kuşağımıza uzun bir aradan sonra, yeniden hoş geldiniz. Bugünkü konumuz, görsel olarak kuzey ışıkları ile benzerlik gösterir gibi yapsalar da, gökkuşağını anımsatsalar da, bunların ikisiyle de yakın bir bağlantısı olmayan “ufuk-çevresi yayları”. (Gökkuşağı nedir, nasıl oluşur bilmiyorsanız, böyle buyrun.)

Ufuk-çevresi yayı (Circumhorizontal arc), “ateş gökkuşağı” olarak da bilinen, görüntüde gökkuşağına benzeyen ve ışığın sirius bulutlarındaki buz kristalleri tarafından kırılmasıyla ortaya çıkan çok güzel bir doğa olayı. Yalnızca güneş tepelerdeyken, ve yalnızca sirius bulutları varken oluşabiliyor.