bildirgec.org

makaleci

6 yıl önce üye olmuş, 527 yazı yazmış. 9300 yorum yazmış.

Kadınların soyadı kanunu (!)

makaleci | 07 Ekim 2008 11:34

Evleneceklerdir, belli olmuştur…

Birbirlerini çok sevip sevmedikleri ile ilgili değilim anlatacağım kişilerin, yazıdaki bahis aşk değil zira…

Herneyse; evlenecek olan çiftimiz adına ister mantık evliliği ister aşk evliliği desinler, kalan ömrün birlikte geçirilmesi yolculuğuna adım atmaktalar ..

Kadın kariyerli, okumuş…Gün içinde muhakkak bir evraka imza atan cinsten…Artık o evrak; hasta muayenesi makbuzu olabilir, müvekkilinin kendisine verdiği vekalet neticesinde gördüğü işlemlerle ilgili bir evrak olabilir ya da bir holdingin işletme bütçesini hazırlayıp altına imzayı çakabildiği bir a4 kağıdı da olabilir ..

İnsan mısın?

makaleci | 24 Eylül 2008 16:30

Tüm canlılar içinde sevmeyi, düşünmeyi bilen varlıktır insan deriz; biz farklıyız tüm yaratılanlardan diye kendimizi ayırırız, itina ile…

Ama işin fiyaka kısmı hallolunca yüksek egolarımızda, sıra fiiliyata gelince beceriksizlikte sınır tanımaz dahası tanınmaz hâle geliveriririz.

İnsan, zekâsı ve duygusal tarafı sayesinde doğada bir çok şeye hükmetmeye devam ettiredursun, kendiyle ilgili basit durumları, süreçleri bir türlü insana yakışır bir bir şekilde çözümleyemez.

Elbette dünyevi hissiyatlara esir olmadan, kendini sadece bir yaratılan olarak görebilip, bu sınırlar içinde çevreye ve meselelere uyum gösteren kişiler mevcut ve belki de çoğunlukta, çok şükür…

Vivaldi’ nin bilmediği…

makaleci | 02 Eylül 2008 15:14

Bir mevsim diğer bir mevsime dönerken hiç mi haberi olmaz insanın?

İlkbaharın o eşsiz kıpırtısı; renklerin her tonunun cömertçe dört bir tarafa serilişi ve kuşların bu görüntüye alkış tutan enerjik şakımaları…Hiç biri görülmez, duyulmaz mı olmuştur?

Ya da hiç mi güneşin giderek yaktığını, kavurduğunu bilemez…O kavuran ama bir taraftan da gülümseyen güneşin doğadaki her canlının nasıl içine işlediğini, o canlılara nasıl hayat verdiğini fark edememiştir?

Sonbaharın eşsiz sarı tonları kucak açtığında, istemsiz bastığı yaprağın hışırtısını da işitmemiştir? O havalarda içilmeyi daha çok hak eden mis gibi bir kahve de mi eşlik etmemiştir üzerinde ince bir battaniye ile cama bakarken? Ya da o camdan zaten hiç mi bakılmamış mıydı…?

Her insan başka bir renk!

makaleci | 11 Ağustos 2008 10:53

Yazar Pamala Oslie , benim için çok önem arz eden iki kelimenin (-aşk, -renk) geçtiği, hatta geçmekle kalmayıp bu iki keliminin neredeyse şifrelerinin çözüldüğü bir kitap yazmış.

Bu iki kelime ayrı ayrı incelenmiyor, yazara göre bir arada çok şey ifade ediyorlar…

Olay şu; her insanın aurasının farklı bir rengi var…

Siz, bazı renklerden hiç etkilenmez iken, bazı renk insanların çok rahatlıkla etki alanına girebiliyorsunuz…

Gökkuşağı

makaleci | 05 Ağustos 2008 13:48

Yağmur bitmiştir…Ne var ne yok yere inmiştir de, ortalık sahici bir toprak kokusuyla canlanmıştır…

Ne zamandır birikmiş olan bulutlar ağlamış, rahatlamış, sesini çıkaran gök gürültüsü bile ortalığı kaplarken umarsızdır artık, dökmektedir içini…Her şey gri görünür o an…Başka bir renge mecâlleri olmayan yağmur ve bulut ikilisi renk isteminden yoksunlardır, rahatlamaktır istedikleri…İşte tam da bundan sonra,gri bir ağlamadan sonra gelir güzellik…Gökkuşağı o kadar berrak ve kararlıdır ki;daha önce gökkuşağının içindeki renkler başka zeminlerde görülmüş olsa da, o yağmurdan sonra bunu arz-ı endam ederken görmek insana o renkleri ilk kez keşfediyormuş heyecanını verir…Emek vardır sanki biraz…Az önce yağan yağmurun hediyesidir o…Acı çekilmiş, ortalık yerle yeksan olmuştur evvelinde…Ve sonrasında bu renklere kavuşmak varmış, hediyedir…Dibe vurmak en iyidir, daha hızla yukarı yükselirsin…yağmur en iyidir, akmalıdır, seslenmelidir ki arkasından gökkuşağı gelsin…Gökkuşağı bünyede, bu gözler tarafından görülmekte…Ne güzelmiş…!

Yanılgı

makaleci | 30 Temmuz 2008 09:46

Hangi ezgiler benim?
Zorba’ da Rembetiko
Ya da kırılan tabaklardaki Sirtakiyim.
Yelpazeler dolusu melodiler mi seyrüseferim?
Durum komedisinde başrol oynamayacağı belli’ m…
Okyanuslar bu kadar mavi olmadı dedim
Seyrelmiş kumlar arasında ayağına batan iri taş bendim…

İyi ki doğdum

makaleci | 16 Temmuz 2008 11:18

Kanaviçedeki kadar eşit kareler var mıydı hayat denklemimde bilemem, kim bilebilir?

Bildiğim, her alınan nefesin hakkı ile verildiğidir…

Tüm kumpaslara yanıt yaşama sevincimdir,
mayın tarlalarının tahayyülü artık bir hiçtir…

Doğduğun saati söyleyebilmeleri aciz bir bilgiçliktir,
kalan ömrün uzunluğunun tahmin isteği ise artık çok gereksizdir…

Renk körü

makaleci | 13 Temmuz 2008 10:53

Hayat bir tuvalse, hiç fırça yüzü görmemiş, ya da aynı hayat bir tablo ise rötuş bekleyen,

Her tonu barındırdığını bildiğim renk paletimden,

O hayatı renkledirecekken ben

Elimdeki paleti de, karşına çıkacak tabloyu da göremeyen

Renk körü sen…