bildirgec.org

Lacrimosa

5 yıl önce üye olmuş, 4 yazı yazmış. 57 yorum yazmış.

omurilik kanserli hasta için acil kan!!!

Lacrimosa | 14 Ocak 2007 10:31

İZMİRLİ HAFİF ÜYELERİ;

OMURİLİK KANSERLİ 14 YAŞINDA BİR HASTA İÇİN

BU AKŞAM 18.00’E KADAR ACİL AB RH+ KANA İHTİYAÇ VAR.

LÜTFEN YARDIMLARINIZI ESİRGEMEYİN.

HASTANIN ADI: TOLGA ŞENGÜL

DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ ORTOPEDİ BÖLÜMÜ

DOSYA NO: 1176294

İLETİŞİM: 0535 778 95 35

YARDIMLARINIZ İÇİN ŞİMDİDEN TEŞEKKÜRLER….

Kan bulunamadığı için ameliyat yapılamıyor. Bu grubun Türkiye’deki sıklık oranı %5 imiş.
Umarım başlık vakit geç olmadan siteye eklenir.

Anadilimizde Yazı Yazabilmek

Lacrimosa | 22 Kasım 2006 19:26

Türkçe konuşuyoruz ama birçoğumuz konuştuğu dili yazmayı bilmiyor. İlkokulda öğretilmeye başlanan dilbilgisi kurallarının, her yıl tekrar edilerek pekiştirilmek suretiyle kişilerin beyinlerine kazınması hedefleniyor. Ama manzara farklı. İnsan ister istemez üzülüyor konuştuğu dili yazamayanları gördükçe. Bağlaç olan “de,da”ların, “ki”lerin katledilmesi; noktalama işaretleri olmaksızın yazılan uzun ve sonu olmayan cümleler… Hiçbirimiz dilbilimci değiliz, hepimiz hata yapabiliriz. Önemli olan yapılan hataları düzeltmek ve yinelememektir. Sözlük, imla klavuzu karıştırmayı sevmeyenler vardır muhakkak ama ellimizin altında bir tenoloji var. Bu teknolojiden yararlanalım. Dilimizin yazım kurallarına bir tık ile buradan ulaşabilirsiniz.

DELİ MİYİM DE GÜLÜMSÜYORUM?

Lacrimosa | 31 Ekim 2006 22:48

ışık
ışık

Sokakta giderken, kendi kendime gülümsediğimin farkına vardığım zaman; beni deli zannetseler de zannetmeseler de gülümsüyorum. Delilik dediğin nedir ki? Hepimiz az buçuk deli değil miyiz zaten? Her birimiz kendi tımarhanesinde gönüllü hapis. Düşünüyorum, her zamanki gibi. Hem de suç olduğunu bile bile… Yük katarları geçiyor zihnimin uçsuz bucaksız raylarından. Kendi kendime gülümsemeye devam ederek ilerliyorum. İnsanlar çıkıyor karşıma sağcı, solcu, ortacı, ilerici, gerici… Her yer insan kaynıyor, kalabalık sel olmuş akıyor sokaklardan caddelere. Necati Cumalı’nın şiirini hatırlıyorum: “şu kalabalıkta gördüğün herkesin bir kalbi var senin gibi…”

Tanıdık bir rüzgar esiyor. Doğduğum vatan toprağının kokusu sızlatıyor burnumun direğini giderek bize ait olmaktan uzaklaşırken. Öldüğümde vatanımın bana ait olmaması ihtimali de aynı anda yokluyor zihnimin duvarlarını. Nazım’ı görüyorum o vagonlardan birinde. Vakur bir ağaç gibi; başı yukarıda, çenesi bulutlarda. Deniz mavisi gözlerinde memleket hasreti doruklarda…
Her şeye rağmen gülümsüyorum.

İhtimal ne?

Lacrimosa | 27 Ekim 2006 12:02

Salaş meyhanelerden birinin en sote masasında,
rakıma meze yaptığım haydarinin yanında yediğim sardalyanın
bayat olma ihtimali ne ise;
odur,
seni bir kez daha kaybedersem
bulamama ihtimalim…