bildirgec.org

be_goodie

6 yıl önce üye olmuş, 76 yazı yazmış. 848 yorum yazmış.

son banknotlarındaki ayyıldız ve sabrın sonu

be_goodie | 05 Haziran 2009 09:54

seneler önceydi nerdeyse yüzüne nur (!) inmiş, salyasümük cemaatine birşeyler anlatan beyaz sakallı tonton bir amca şuna benzer şeyler söylüyordu; (kelimesi kelimesine değil meal olarak)

sabırla bekleyin. adeta ağını örmüş bir örümcek sabrıyla. devletin her makamına yavaş yavaş bizden birilerinin gelmesi için sesszice sabırla bekleyin..

şimdi en son basılan türk lirası banknotlarına bir bakalım. Atatürkün olduğu taraftaki ayyıldıza dikkat edin. buraya link yada foto koymuyorum cebinizde yoksa google yeterli olacaktır. bugüne kadar bütün basılan banknotlarda hilal soldan sağa, yıldız da sağda olmuştur. en son TL de hilal sağdan sola ama ince uçları 30-40 derece yukarı yönelmiş. hilalin içinde Atatürk bulunuyor yıldız ise hilalin ince uçlarının baktığı yerde yani sol ve üstte.

National Geographic ‘in ramazana saygısı

be_goodie | 16 Eylül 2008 13:41

efenim siz de benim gibi, televizyon kanallarında seyredecek program bulmakta zorlanan, boşuboşuna açık kalacağına, kim bilir belki yumurta ile tavuk arasındaki yarışın galibinden haberimiz olur diye belgesel kanallarıyla zaman geçirenlerdenseniz national geographic tvden haberiniz vardır.

ah ne güzel zamanlardı seneler önceydi bu kanalın ilk hayatıma girdiği günlerdi. yemeden içmeden kesilip yatmadan önce yüz fırça darbesine inat yattığı yerde yüz dumur olmuş surat ifadesi şeklinde 2-3 gün geçirmiştim. sonra anlaşıldı ki bu kanal devamlı tekrar eden programlardan ibaretti ama olsundu diğer kanallar hala marifetmiş gibi *ezevenklik şovlarıyla *rospuluğu televizyon yayınıyla yapıldığında ardından göbek atılacak kadar güzel birşeymiş gibi gösteren yada herçeşit farklı konsept dahilinde bir araya getirilmiş ucubeleri yarıştıran, bir anlamda ucube tokuşturmaca olarak da tanımlanabilecek tv programlarıyla doluydu.

türban, üniversite,..

be_goodie | 01 Şubat 2008 09:34

türban ve universitede turban olayını ısrarla; inanç açısından görmeye, göstermeye, anlamaya, anlatmaya, çalıştığınız sürece,. inananlar, inanmayanlar, görenler, görmeyenler, anlayanlar yada anlamayanların olması kaçınılmazdır…

konu tamamen her kim oluyorsa olsun, inansın, inanmasın, görsün, görmesin, anlasın veya anlamasın ayrımı yapılmadan eğitim öğrenim hakkı kazanmış gençlerin bir arada sorunsuz ve güvenli bir ortamda bu hizmeti alabilmesi ile ilgilidir.

çok kullanılan söylemlerden biri; – aah şimdi hatırlıyorum da o universite yıllarımı.. ne kadar da bütün dünyayı karşımıza alacak kadar güçlü hiissediyorduk, sanki hiçbir engel önümüzde duramazdı,.. evet gençlik çağı çoğumuz için de buna benzer şekilde yaşanmışlıklarla doludur. içlerinde böylesi bir enerjiye sahip olarak, hangi inanışı hangi fikri kendi hür iradesi ile örtüştürürse örtüştürmüş olsunlar ayrım yapmadan, bir arada sorunsuz ve güvenli bir eğitim alabilmeleri için belirli hatta belki kimilerince pedagojik bir düşünce biçimi ve anlayışıyla hareket edilmesi gerekmektedir. zaten her türlü, her düşünceden, her inanıştan bireylerden meydana gelen o kadar büyük bir kalabaığın bir arada bulunmasıyla, korunabilmesi gittikçe zorlaşan huzur ortamında böylesi bir (ister dini densin ister siyasi densin farketmez) simgeye izin verilmesi yanlıştır.

telefon arıza, arıza, kablotv arıza, adsl arıza, moruk apartman yöneticisi,

be_goodie | 29 Ağustos 2007 17:48

ortalama 20-25 daireli bir apartmanı incelemeye başlıyorlar, olabildiğince eskimiş apartmanlardan birilerine girer çıkarmış gibi dairelerin kablotv dağıtımı veya telefon dağıtım kablolarını biraz biraz bozuyorlar.. oturanların bir gün telefonları bozuluyor başka bir gün varsa kablotv yayınları kesiliyor bazen internet bağlantıları çalışmıyor onlar da bir şekilde ilgili arıza servislerini arıyorlar hatta bu incelemeyi yapanların bir şekilde bu arıza servislerinde tanıdıklarının olması işi daha da kolay hale getiriyor.

bir hafta telefonları, ertesi gün kabloları, sonra başka bir dairenin başka bir hattı sonra butün bir kaç katın telefon hatları devamlı sorun çıkartmaya başlıyor. sonra ilgili şirketlerin isimleri ve logolarının olduğu iş tulumlarıyla belki bir tane de gravatlı elinde biraz kablo, kağıt kalem benzeri detaylar olan bir ekip gidip apartmanın yöneticinin kapısını çalıyor.

Nikita (elton john’un eski bir klibindeki acayiplik)

be_goodie | 23 Ağustos 2007 09:08

belki çoğunuz biliyorsunuzdur ama ben yine de hafif-org okuyucularına kanımca ilginç olan bu durumdan bahsetmek istedim.
efenim konu; yıllarca müzik sektöründe isminden söz ettiren ingiliz müzisyen Elton John’un eski bir klibi. şarkının ismi Nikita. klip, üniformalarından rus ordusu olduğu izlenimi veren askerlerin kontrolündeki bir sınır kapısından görüntüler içeriyor. asıl kız; güzel bir rus askeri… elton abi de devamlı tekrarlanan bir şekilde o sınır kapısından geçiş yapıyor. asıl kızı görüyor ve oldukça etkileniyor ki şarkıyı ona söyler bir havası var. anlayabildiğim kadarıyla zaten bu güzel bayan rus askerinin ismi de şarkının da ismi; yani Nikita. lafı uzatmayayım bütün klibi anlatmamın bir anlamı yok, klibi burayı tıklayarak seyredebilirsiniz.. buraya kadar olayın ilginç bir tarafı yok evet, ama asıl ilginç olan nokta: klipte, sınır duvarı izlemini edindiğim büyük bir duvar var. klibin ilk saniyesinde geniş açı olarak o duvarın önündeki askerlerin görüntüsü mevcut ve seyrederken belki de dikkatinizi çekmez diye bir tavsiye klibin ilk saniyesinde pausa basın ve bahsettiğim duvardaki kocaman kırmızı harflerle yazılmış yazıya bakın. siz linki açıp kendi gözlerinizle göresiniz diye duvardaki yazıda ne yazdığını ben buraya yazmayacağım. merakınızı daha çok uyandırmak için ekleyeyim, yazı türkçe ve emin olun gördüğünüz zaman çok şaşıracaksınız. aynı yazının yine çok kısa, anlık görüntüleri klibin sonrasında da mevcut. bu arada klibin bazı yerlerinde de elton johnu başında fesiyle görmek de mümkün. insan merak ediyor; sir ünvanı almış yılların sanatçısı elton john seneler önce bu klibi çekerken acaba ne düşündü neden klibinde öyle bir duvar yazısı ve fesli görüntüler kullandı.

küçük bir uyarı

be_goodie | 06 Ağustos 2007 14:25

bilindiği gibi küresel ısınmanın etkilerini ülkemizde de hissetmeye başladık. barajlarımızın durumu ortada ve şimdiden Ankarada su kesintileri başladı. belirlenen günlerde belirli bölgelere dağıtılan suyun kesilmesi ve ardından tekrardan verilmesinden meydana gelen basınç değişiklikleri birçok yerde şebeke borularının sızdırmasına hatta patlamasına sebep olabiliyor ve aynı benzer sorunların apartmanlarda suyu dairelere dağıtan borularda da meydana gelmesi mümkün. herhangi bir sebepten dolayı evinizden bir süre uzak kalmanız gerekiyorsa, çıkarken dairenin ana su girişini kapatarak, siz evde yokken bahsi geçen sebeplerden dolayı dairenizde eskimiş bir su borusunun patlayıp, evinize ve hatta sizin alt katlarınıza su basmasının önüne geçmiş olabilirsiniz. olmaz olmaz demeyin evden çıkarken nasıl kapınızı kilitliyorsanız dairenizin ana su vanasını kapatmayı da ihmal etmeyiniz. evde kimse yokken patlayan bir borudan dolayı evinizin ve hatta alt katların su altında kalması için yarım saat yeterli olacaktır. bildiğim kadarıyla daha istanbulda su kesintisine başvurulmadı ama bu sabaha karşı aynı anda mahallenin bir çok binasında bir çok dairede (bizim dairede de) patlayan su boruları oldu. allahtan kısa sürede farkettik ve oluşabilecek zararın önüne geçebildik. aslında yapılması gereken bütün tesisatın elden geçirilmesi. özellikle her daireye ait su vanalarının da bakımdan geçirilmesi şart. dairenizin ana su vanasını bir kontrol etmenizde yarar var. eskiyen vanalar suyu tamamen kesemeyebiliyorlar ve böylesi bir aksaklıkla karşılaşmadan önce vananızın tam anlamıyla çalışıp çalışmadığını kontrol ederseniz gerektiğinde oluşabilecek zararın önüne geçebilmeniz daha kolay olacaktır.