bildirgec.org

Ahmetcandemir

5 yıl önce üye olmuş, 217 yazı yazmış. 187 yorum yazmış.

Akraba Olmak

Ahmetcandemir | 27 Aralık 2009 14:58

“Bizler ki aynı kitaba baş eğmiş insanlarız; bizden âlâ akraba mı olur?” diyor Cemil Meriç.İnsanlar akraba olsunlar olmasınlar artık birbirimizi sevmeyi unuttuk.Artık herkes birbirinin zaafını yoklar oldu.Herkes birbirinin zayıflarını gözler oldu.Bu yaklaşım biz inanlara yakışmayandır.Bizler ki hepimiz aynı kitaba inanıyoruz.Aynı yüce yaratana inanıyoruz;fakat bütün kötülükler de bizde.Böyle olmaz,böyle gitmez arkadaşlar bizler birbirimizi sevmeli dinimize karşı olanlara bir vücut olduğumuzu,tek yürek olduğumuzu göstermezsek.O kişiler o yüreği 10 değil yüz parçaya,bin parçaya bölerler.Son zamanlardaki ülkemizde yaşanan sorunların özüde işte budur.Umarım herkes benim gibi bir düşünceye sahiptir ya da öle olurlar.Herkese saygılar.

BEN EFSANEYİM (WİLL SMİTH)

Ahmetcandemir | 15 Ağustos 2008 10:43

BEN EFSANEYİM
BEN EFSANEYİM

Başrolünü Will Smith‘in oynadığı “Ben Efsaneyim” son yıllarda bilim kurgu bakımından yerlerde olan sinema dünyasına yeni bir soluk getirmeye aday. Filmin fragmanını izlerken anlamamıştım ama dvdsini izledikten sonra arşivime eklemem gereken bir film olduğuna kanaat getirdim. Will Smith’in daha önceki başrolünde oynadığı “Ben Robot” filmindeki üstün başarısını bu bilim kurgu filminde de görüyoruz.

GEL SEVGİLİM

Ahmetcandemir | 25 Temmuz 2008 17:31

GEL SEVGİLİM
Bu sabah seni düşünerek uyandım
Güne daha renkli başladım
Adını boş kağıtlara yazdım
Duvarlara astım..Görsen…O kadar çok özledimki seni
Bir bilsen…

Yeter ki gel
Buralar cennete döner..Gök kuşağı her yeri kaplar..
Odamızı aydınlatan güneş ol gel.
Yağmurlar üstümüze yağar yeterki gel.

İlk öpüşünde dudaklarımdan senin tadına vardım
Şimdi onun hasretiyle yaşıyorum seni çok özlüyorum gel….

KRAL BENİM

Ahmetcandemir | 25 Temmuz 2008 15:58

KRAL BENİM
Kral Benim
Bırak bu işlerin sonunu
Düşünme sen bütün bunu
Krala takıl sen hayatını yaşa
Sana diyorum ya dediğimi yap ya da
Zar salla tutan numaradan hareket et
Ama unutma bu kral senin hayatını sonlandıracak en sonunda bunu kulağına küpe et…

Kapıları zorlama sen
Açılacak sanma sen sakın
Saldır bunu kaldııır
Kafanı duvarlara vursanda beni çaldır
seni seviyorum bebek bırak dünyayı
Beraber cehennemde yanalım
Kendimizi bulalım kral benim…

J. G. Ballard

Ahmetcandemir | 09 Mayıs 2008 19:56

J. G. Ballard

J. G. Ballard
J. G. Ballard

J. G. Ballard eserleriyle bütün okuyucuları büyüleyen bilim-kurgu yazarı 15 Kasım 1930’da dünyaya geldi. Kendisi aslen İngiliz asıllı olan yazar Şanghay’da doğmuş. 20. yüzyılın esas edebî geleneğinin bilimkurgu olduğunu savunan Ballard, bugünü anlamak ve hayatın değerini bilmek için geçmişten çok geleceğe bakmanın önemine değinir.

BOYALI İLKÖĞRETİM OKULU

Ahmetcandemir | 09 Mayıs 2008 17:10

BİRLEŞTİRİLMİŞ BİR OKUL

Boyalı İlköğertim Okulu
Boyalı İlköğertim Okulu

Konya‘nın Boyalı Köyü’nün tek okulunu ziyaret ettim bugün. Okulda 1., 2. ve 3. sınıflar aynı sınıfta ders görüyor. Yani birleştirilmiş eğitim yapılıyor.Okuldaki öğrenci sayısı 14 ve o okulun hem müdürü, hem hizmetlisi hem de öğretmeni olan Ayfer Akkuş öğretmenimiz bu öğrencilerden sorumlu. Köyün nüfusu 150 ve % 100’ü de okuma – yazma biliyor. Öğrenciler o kadar tatlıydı ki insanın ısırası geliyordu. 🙂

The Deaths of Ian Stone / Ölüm Bekçisi

Ahmetcandemir | 09 Mayıs 2008 16:45

Yönetmenliğini Dario Piana‘nın yaptığı Ölüm Bekçisi gerçekten çok güzel bir film. Dünya dışı yaratıklar olan Hasatçılar’ın Ian Stone isimli bir üniversite öğrencisinin peşinde olması ve bu öğrencinin de bunlardan kurtulmasını konu alan korku-gerilim hikayesi. Konusu size basit gelebilir, yine zombiler yine onlardan kurtulmaya çalışan insanlar diyebilirsiniz. Fakat kurgulanması ve efektleriyle harika şekilde sunulmuş bu filmi ön yargıyla izlememezlik etmemenizi öneririm.

BEREKETLİ TOPRAKLAR ÜZERİNDE

Ahmetcandemir | 07 Mayıs 2008 09:42

30 Yıl Sonra Gelen Bir Film “Bereketli Topraklar Üzerinde”

Bereketli Topraklar Üzerinde 30 yıl önce çekildi ama yasaklandığı için bu hafta seyirciyle buluşuyor. Etkili bir doğu hikayesi olarak karşımıza çıkan film gerçekten ilgi çekici. Filmin 30 yıl boyunca yasaklı olmasının bence hiçbir anlamı yok çünkü bu tür yasaklarla düşüncenin önüne geçemezsin, sanatın önüne geçer yeni cevherlerin çıkmasını öldürmüş olursun.

BİLİ BİLİ:)

Ahmetcandemir | 07 Mayıs 2008 09:09

İLKBAHARDA VİZELERDEN SONRA EĞİTİM FAKÜLTESİNDEN BİR ANI
Vizeler sonrasi, Eğitim fakültesi, ilkbahar
huzunlu yapraklarin ozlemle sevgilisini arar gibi saga sola telasla ucustugu, ruzgarin tatli sert bir eda ile kimi zaman serinleten kimi zamansa tokat gibi insanin yuzune carptigi yeşile burunmus bir ilkbahar gunuydu. Eğitim Fakultesinin ağaçları gec gelen baharin mahmurlugunu atmak icin silkinmis gibi duran haliyle sanki oldugundan daha buyuk gorunuyorlardi. Vizenin yaralari sariliyor tukenen umutlarin yerine yeniden yeseren umutlar geciyordu, topluca Vize olan evde herkes yatakta yatan mehmetin basina toplanmisti, Kemalettin sahte bir kizginlikla;
– ulen essek sipasi, millet kolundan, gogsunden baldirindan falan yaralanmis sen ise popondan! bak kardesin salihe aslanlar gibi omzundan yaralanmis. ulen nasi becerdin orandan yaralanmayi?
hafifce terlemeye basladi mehmet;
– simdi soyle oluyor, ben yedi kisi ile dovusurken….
– yedi kisiyle?
– ee tam sayamadim 4 de olabilir sonra arkadan….
– dort??
– tamam baba ya biri ile dovusuyordum bi baktim arkadan 8 -10 kisilik bir grup saldiriyor ani bir manevra yapip…
– mehmetttt duzgun anlat kafani kirarim bak!
– of baba ya tamam adamla dovusurken arkada bi ses var ulen noluyoo diye bi dondum ki herif batiriverdi bıcagıni, ondan sonra nasi kizdim var ya oyle bir savurdum ki bıcagı arkasinda biri daha varmis ikisinin kolu birden kesiliverdi!
– hay yalanina kopek sicsin diye araya girdi simdiye kadar konusmamis olan salih, ulan mudahale etmeyim rencide olmasin dedim ama essegin kulagina suyu kacirdin beee.
– nasi yani, adami da mi yaralamadın, diye sordu saskinlikla tugba;
– yok anne ya ben az ilerisindeydim, adam disli olunca hafiften uzayacakti bizimkisi, bi ara bos bulunup ardini donunce adam firsati kacirirmi, hemen savurdu bıcagı son anda yetistim ama engelleyemedim, sirtina girecekken poposunu siyirdi sadece.
kemalettinin kizdigi zamanlarda oldugu gibi tek kasi havaya kalkti;
– eeeeee???
salih yutunarak devam etti, Mehmet yorgani iyice kafasina cekmisti;
– sonra mehmet yere yatip “yandim anammm” diye bagirmaya basladi, bende adamla biraz dovustukten sonra yaraladım gitti
Kemalettin anladim babinda basini salladi:
– aslan oglum benim, tam bir doğanlar gibi savastin, bi de abin olacak su zibidiye bak
– neyse bey yarali zaten ustune gitme, olan olmus artik dedi tugba ve belli etmeden yatmakta olan mehmetin baldirina hatiri sayilir bi cimdik atti. mehmet kipkirmizi oldu ama “gik” diyemedi zor duyulur bir sesle;
– sa.gol … annecimm
Kemalettin sana sonra gosteririm bakisi firlatti mehmete ve kalkti:
– of sistim ben, bi dolasip hava aliyim
Salihde kalkti:
– baba hani abimi nasil evlat edindigini anlaticaktin
– almaz olaydim diye hayifsandi, neyse hadi yuruyelim beraber de anlatayim, dedi yururken.
la havle cekti tekrar, sinirini belli etmemeye calisarak;
– evladim, senin annen baban yok mu.
karsisindaki celimsiz cocuk boynunu yana buktu ve kaslarini kaldirarar ezgin ezgin konustu:
– benim hic ailem olmadikii abiiiii?,
– evlat az sesli konus anlasilmiyor.
– abi sesli soylersem acikli olmuyor ama?
– olmasinda zaten, aci benim mideme dokunur evlat, sen sesli soyle bakiyim.
boynunu bukup az duyulur bir sesle:
– yokk abiii!
– ne yok?
– hicbiseyim yok abiii!
– peki seni eve gotursem gelirmisin, melemen pisirirmisin benimle?
– cok isteriiimm, aylardir bisey yemiyorum abiii
– off 15 dakika da 15 sene yaslandim ya, yuru len sipa gidiyoz eve
– sana amca diyebilirmiyim abii
– de ulan de be ne dersen de
– peki baba diyebilir miyim amca size?
– hasbinalllaaaaaahhhhh!!!!!!