bildirgec.org

İşaret Diline Çeviri

frodolives | 17 Eylül 2007 13:22

IBM calışanları, konuşulanları ya da yazılanları işaret diline çeviren bir sistem geliştirmişler. Sistemin adı SISI (Say It Sign It), bu programla özellikle konferans ve toplantılarda konuşulanların sağır kişiler tarafında da anlaşılmasını sağlamak, işaret dilinde anlatımı resimde görgüğünüz gibi dijital bir çevirmen yapıyor.

Marilyn Monroe Klonlansın!

dextose | 01 Nisan 2006 18:21

Bir arkadaş Marilyn Monroe’nun klonlanması için kampanya başlatmış. Tamamen geyik amacıyla böyle bir şey yapmış.
İlgilenenlere duyurulur.
Buraya tıklayarak kampanya sayfasına gidebilirsiniz.

mantıksız yaşam

ploop | 29 Mayıs 2005 11:37

son 2 haftadır bu kadar saçmasapan uyku düzenine sahip olan bir başka insan benim ev arkadaşım, başka da yoktur. dün(bugün) yine 5’te yattım, saat 11 ayaktayım. yarın sınav var, dolayısıyla biraz geceyi uzatmak zorunda kalabilirim ama bunu yapacak güç de yok. 6 saat uyku yetmiyor bana sanırım. gündüz uyuyamama problemim var zaten, gece ne olacak iple çekiyorum. gündüz ders de çalışamıyorum zaten. tenis sevdasına kapıldım, eskişehir’de günlerdir hava bir garip. bugün güneş var gibi gözükse de akşama doğru kesin yağmur yağacak. evde kahvaltı etmediğim için ne yiyeceğim onu da bilmiyorum. monoton bir hayat değil benimkisi evet:) akşam barlara diskolara mı gitsek sınav her zaman var aa ne bu:p

Google ve Daha fazlası

bayraak | 11 Ocak 2009 17:55

Merhaba arkadaşlar. Googe sadece bir arama motorudur değil mi? Hayır Google sadece bir arama motoru değildir. ilk önce site şu videoyu izlemenizi tavsiye ederim. Google da bir çok şey yapabilirsiniz bu izleyeceğiniz videoda google da yapılan bazı pek bilinmeyen hareketleri görebilirsiniz. Ayrıca Google nekadar içerikli bir arama motoru olduğunu göreceksiniz.

En son ne zaman ağladık ki biz?

hilaydan | 10 Eylül 2003 17:26

En son ne zaman ağladık ki biz? Yada hiç kafamızı kendimize kızdığımız için vurduk mu duvara, yada ağzımızı yastığımıza dayayıp bağırdık mı duyanlar deli sanmasın diye, yada yedi kafayı işte sonunda demesinler diye, insanın içine ağlaması nasıl olur? Gözyaşlarımı içime akıttım, bu öyle saçma ki, hem de nasıl kendine kötülük. Akıtma kardeşim içine, bırak ıslansın yastığın, öbür tarafını çevirirsin, bırak deli de desinler, bana parmağınla bir akıllı göstersene! Farzedelim gösterdin, o hangi kriterlere göre akıllı ki! Kim koymuş akıllı olmak sınırlarını, aklı başında, ciddi bir insan o, Allah Allah, bence kendine hakim olmak için akıllı uslu kisvesine bürünmüş bir deli o. Ya deli görünen sen, o? İnsan çoğu zaman deli görünmek ister, aklı başında, sorumluluk sahibi, duyarlı olunca üstüne binen görevlerden kaçmak için deli kisvesine bürünmediğini nasıl ispat edeceksin? Kendindelik. Hayır, deli olmak lazım, saçma sapan şeyler yapmak, kafana göre saçıp savurmak, dilediğini yaşamak. Nasılsa birgün, işte o son gün, keşkelerin çokluğu nasılda boğacak seni, belki birgün o boğazımızı sıkan şey bu keşkelerin çokluğu olacak, hayatımızda onlara ayırdığımız özel yerler. Sanki bilerek mi yapıyoruz ne? Bilerek acı çekmek, sonunu bildiğin halde, savrulmak,nereye kadar, hangi zamana kadar, kaç yaşına kadar? Kendimi tutuyorum, neden tutuyorsun? Ne için, neden, hangi sebepten ve kimden kaçıyorsun, bıraksan birşey yapacaksın sanki, sanki kendin kendini bıraksa birşey yapabileceksin, peh. Yapta görelim. Olmaz yapamam, sen biliyormusun benim yaşadıklarımı sanki, sanki herşeye şahitsin, sanki senmişim gibi konuşmamı isteme benden, belki yaparsın, ama güvenirsin kendine de yaparsın, sonrasında sahip olacağın pişmanlıkları düşünürmüsün ki? Üst üste binerler pişmanlıklar, kafanın tepesine, ezilirsin altında, sen duyarlısın. A, ha, hah, duyarlıymışım, olmak istemiyorum, hatta hiçbirşey olmasamda olur, okyanusun azgın dalgalarının yüzyıllarca dövdüğü büyük bir kaya parçası olayım da üstüme türlü şekiller ve delikler oluşsun buna razıyım, birşeyler olmaktansa. Birşeyler olmak insana birşeyler katar, istemediğim birşeylere sahip olmak bana ne katacak ki? İstemediğim şeylere sahip olmak sıkıntısı katacak. Peki istediğin şeyleri ne kadar arzuladığını nereden biliyorsun, pişmanlık senin için, senin varlığın zaten bir pişmanlık içerisinde doğdu. Bundan sonra yaşayacağın hayata damgasını vuracak olan da bu işte. Kaya parçasıymış, güleyim, insansın, öyle kalacaksın, yaşayıp duracaksın izin verildiği ve kendine izin verdiğin sürece. Şu an artık sonsuza kadar bir daha nefes almamayı istesem artık kendime izin vermemiş mi olacağım? Kader.

İnternet bağımlılığı ve karmaşası?

ensarguler | 12 Nisan 2006 12:46

ne yapacağımı şaşırdım!sık kullanılanlarım 100 siteyi geçeli baya oluyor.Bloglines’ta 40 sitenin feedlerini takip ediyorum.Şu anda bile opera’da 7 sayfa açık.Nereye bakacağımı şaşırdım.Kategorilendirme bile yapamaz oldum.Gezdiğim site sayısı arttıkça herşey birbirine karıştı.Yıllardır internete girerdim ama bu bloglar ,rss ,web 2.0 derken işler çok değişti yavaş yavaş bağımlısı oldum.İnternette daha sağlıklı sörf için ne önerirsiniz?Şöyle eczaneden falan alabileceğim kesin çözüm yok mudur?Sağlıklı sörf yapmak istiyorum(Reklam sloganı gibi oldu be)

en çok tutulan kullanıcıya yılbaşı sürprizi!

pilli | 30 Aralık 2009 11:38

Sevgili ucandaire.org’cular,

Yeni yıla girerken yazarlarımıza biz de küçük bir sürpriz yapalım istedik. Bu konuda www.hediyedenizi.com da bize sponsor oldu. Aralık ayı içinde yazdığı bildiriler en çok tutulan yazarımıza hediyedenizi.com’dan 50 TL‘lik hediye çeki veriyoruz.

ucandaire.org’un kazanan yazarı, 1 yazı ve toplam 5 tutma sayısı ile queennothing oldu. Ayrıntılar editörlerimiz tarafından mail yolu ile iletilecektir.

hediyedenizi.com‘a katkılarından dolayı teşekkür ederiz.
Hepinize mutlu yıllar, bol kazançlar!

pilli.com