bildirgec.org

TecNot Taşınabilir Elektronik Not Alıcı Kalem Piyasaya Sürüldü

Ddelikan | 27 Ekim 2008 16:49

Tecpro Şirketi Tarafından Piyasaya Sürülen Taşınabilir Elektronik Not Alıcı Kalem adeta hayatımıza pratiklikler kazandırılmak için hazırlamış. Kalem Sayesinde dilediğiniz herhangi bir kağıda yazdıklarınızı ister .txt formatında ister .jpg formatında kaydedebiliyorsunuz.

Tecnot ile Not etmek Çocuk oyuncağı
Tecnot ile Not etmek Çocuk oyuncağı

Tecnot 2 parçadan oluşuyor, birisi tabiki kalemi, diğeri ise üzerinde lcd ekran bulunan ve sayfa ayarlarını yapmamız için gerekli tuş takımı. 50 adet A4 boyutunda kağıdı hafızasında saklayabilen TecNot, Usb kablosu ile bilgisayara bağlanabiliniyor. Son olarak Microsoft Windows XP ve Microsoft Windows 2000 işletim sistemlerinde sorunsuz olarak çalışabilen kalem not tutmak da sıkıntı çeken herkesin yardımına yetişecek gibi görünüyor. Cebit Bilişim 2008 Fuarın’da tanıtımının yapıldığını Milliyet Gazetesi Şurada yayınlamış, dilerseniz inceleyebilirsiniz.

Down by Law

uuuucar | 23 Haziran 2009 10:34

Film afişi
Film afişi

Amerikan bağımsız sinemasının yapıtaşı, babası ve bugün bu kadar değer görmesinin en büyük nedenlerinden biri Jim Jarmusch’un yazıp yönettiği bir yol filmi. Yol filmlerini moda haline getiren alt sınıf Amerikalıları anlatan üst düzey bir film. Hollywood’un binlerce testle, veriyle, tezle, deneme-yanılma yoluyla oluşturduğu kurgusal matematiğine baş kaldıran asi adam Jim Jarmusch’un rüştünü ispatladığı bu filmde Tom Waits, John Lurie ve Roberto Benigni başrolü paylaşıyor. Filmin konusu; DJ Zack (Tom Waits) ve kadın satıcısı Jack (John Lurie)’in işlemedikleri bir suçtan dolayı hapise giriyorlar ve orada İtalyan göçmen Roberto (Roberto Benigni) yle tanışıyorlar. Roberto berbat ingilizcesiyle onları eğlendiriyor ve bu iki adamın arasında arabulucu pozisyonunu üstleniyor. Üç kafadar Roberto’nun sayesinde hapisten kaçıyorlar ama bir türlü yolu bulamıyorlar. Ormandan, bataklıktan geçiyorlar ve sonunda toprak yolu buluyorlar. Burada onları özellikle de Roberto’nun yaşamını değiştiren bir olay gelişiyor. Film ana hatlarıyla, Amerikan yaşam tarzını ve çok uluslu bir toplum olmanın üzerinde durarak önemli mesajlar veriyor.
linkler:
Film için;http://www.downbylaw.com/
(imdb)
http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=Down+by+Law (ekşi sözlük)

Güzin Abla

bildigimiz son sey | 05 Mayıs 2007 20:38

Hep gerçek bir Güzin ablam olmasını istemişimdir. Bu öyle bir Güzin abla olsun ki en olmadık soruları sormama rağmen bana kızmasın, beni azarlamasın, benden soğumasın ve benim hakkımda kötü düşünmesin.

Aslında insanlar sormaya, öğrenmeye muhtaçlar. Ne zaman “sen sus bakıyım, o ne biçim soru öyle” dense, içim cız eder. Bilsem, zaten sormazdım, sordum ki öğrenmek çabasındayım. Bilginin paylaşılması, ama mantıklı bir şekilde, bilenin derin bilgisinin çeşmesinden akan sudan kana kana içmek gibi olsa. Her daim, sen bilmezsin çekişmesinden uzakta, aynı zamanda da sorulmadığında konuşmayan, ters konuşulduğunda ise sonuna kadar dinleyen, en sonunda da yalnızca dinlenileceğine kanaat ediyorsa konuşan bir Güzin abla portresi var aklımda.

3 MP Series 60; Nokia N80

tiryaki | 06 Nisan 2006 01:13

2005 yılının sonlarından beri bizi heveslendiren 3G cihazı, Nokia’ nın ürün gamını genişletecek mantıksal ürünü; 3.0 Megapiksel resim kalitesine sahip sensörü ve kişiselleştirilmenin cep telefonu alemindeki gerçek ifadesi olan Symbian Series 60 v.3 işletim sistemiyle N80′ in teknik özelliklerini buradan tanıyalım. Daha sonra ise tartışmaya başlayalım; Samsung 3 megapiksel telefonunu Türkiye’ de satışa sundu. SonyEricsson’ un 3 megapiksel ikame ürünü K790i ve K800i ise halen piyasa da değil. Nokia ‘nın satış stratejisi olarak bildiğimiz bu modelleri biriktirme Samsung’ un aşındırması ve SonyEricsson’ un doğru müdahelesiyle nasıl bir sonuç verir. Nokia çıkaracaksa şimdi çıkartmalı!

Acımasızlık formatı görecelidir

Replica | 20 Aralık 2002 15:18

Şimdi kadınlar vardır,içinde analık duygusu, geni, arzusu bulunan ve koruma iç güdüsüyle, bir gün anne olmanın kutsallığı mertebesine ulaşıcak olan… şimdi ben bu mertebeyi şiddetle red ediyorum.. üzerime yöneltilen “nasıl kadın bu duygusuz mu bencil mi nedir yani istedii bunun nedir” bakış ve sorularını da aynı şekilde kınıyorum.. benim içimde bu gen, bu çok önceden diretilmiş sosyal rol yok, ben bi ananın ayrıcalığını istemiyorum, ben çılgın bi iş kadını olup, kariyer için kafamı patlatmak da istemiyorum.. sırf vakti geldi, çocuk doorup bu erkekler dünyasında barii anne sıfatıyla biraz daa saygı göriim niyetinde diilim.. birinin benim için o çocuklarımın anası dediini duymaya ihtiyacım yok.. sırf biyolojik saatim, istiyor diye yavrulayıp sonra da tamamıyla başka bi bireye dönüşcek bi insanı buraya atmak ve ondan bi şeyler beklemek istemiyorum… durduğum yer iyi benim ve çocuklar bana bayılır ve ben de çok severim onları ama her kadının anne olmak, evlenmek istedii yalandır.. dedim ya, durduum yer iyi benim.. ve hayır acımasız diilim…kendimi tanımlamak için bir de bu iyi anne, harika eş sıfatlarına ihtiyacım yok… annelik de bi çeşit güç kazanma taktiğidir aslında, biraz itiraf etmekte fayda var… sırf içimizden taşan sevgi seli sebebiyetiyle istenmiyo anne olmak… istemiyorum işte yaa zorla mı, beni yalnız bıraksın, tüm kadınlık ve insanlığın kitabını yazmış engin şahsiyetler…

Izgnanie (2007)

queennothing | 12 Ağustos 2009 11:53

1964 doğumlu Rus yönetmen Andrei Zvyagintsev‘in 2003 yılında çektiği ilk sinema filmi “Vozvrashcheniye” (The Return / Dönüş) filminden sonra, 2007 yılında çektiği “Izgnanie” (The Banishment / Sürgün), tıpkı ilk filminde olduğu gibi, yine Zvyagintsev’in fotoğrafçı yönünü gözleri önüne seriyor. William Saroyan‘ın “The Laughing Matter” adlı kitabından uyarlanan filmde, Konstantin Lavronenko, Maria Bonnevie, Maksim Shibayev ve Aleksandr Baluyev rol alıyor.
Vera ve Alex, iki çocuğuyla birlikte yaşadıkları şehirden ayrılıp, bir kır evine taşınır. Alex’in edindiği arkadaşlara karşın, Vera’nın yalnızlığı göze çarpar. Sakin bir yapıya sahip olan genç kadın, Alex’e geçmişteki sadakatsizliğinden bahseder. Karısının kendisini aldatmasını sindiremeyen Alex, Vera’nın bir de hamile olduğunu öğrenince, hala koruduğu sakinliği, mantık düzenini altüst eder ve erkek kardeşinin de kışkırtmasıyla, Vera’nın kürtaj olmasını ister.