bildirgec.org

Site arşivi: hafif

BENİM DİLİM..

Ozlem iklimi | 02 Nisan 2012 16:23

Kendi dilimiz varken bu yabancı kelimeleri kullanmaktan ne anlıyoruz bir bilebilsem!?… Daha entel olduğumuzu mu düşünüyoruz acaba?.. Anlattığımz şeyi olduğundan daha önemli bir kıvamda mı hissettirmeye çalışıyoruz.. Bütün diller Rabbimizin, onda şek ve şüphe yok… Fakat Rabbbimiz bize de bir dil sunmuşken neden bu özenti?! İngilizce, Arapça, Fransızca, Farsça, İtalyanca ve diğerleri…. Ne kadar dilden ne kadar kelime bilsek kârdır, güzeldir… E o halde bu kâr, bu güzellik bir çeşni olarak kalsın belleğimizde… Güzel dilimizin nesi eksik. Yabancı dillerle harmanlayıp durmanın ne gereği var? Dilimiz canlı bir varlık olsa bize neler derdi acaba?!… Farklı dillerden kelimeler yumağına birkaç kelime de Türkçe kattığımz zaman inanın daha kültürlü, daha bilgili, daha alımlı olmuyoruz. Bence tek kelimeyle bu zannımızdan dolayı komik oluyoruz.

Uçurt-ma

snail | 20 Mart 2012 17:02

Kafam yayla gibi ya, bomboş,hafif bi esinti var, uçurtman varsa alda gel.Uyusam nede güzel olur. Uçurtma dediğim zaman aklıma ikişey gelir birincisi bir film, ikincisi çocukken defalarca yaptığım ama hiçbir zaman uçuramadığım pek çok uçurtma.Bugün onların neden uçmadığını anlıyorum ;kenarlarına çıta çakmamalıydım fazla ağır oluyorlardı. Ahşap yapıların tepesinde sert rüzgarları beklediğimi çok iyi hatırlıyorum, bir çocuğu sevindiremeyecek kadar güçlü estiklerini,annemin şaka yollu, “bekle yavrum akşama rüzgar hızlanır”diyerek beni yüreklendirdiğini hatırlıyorum.Ne kadar güçlü essede uçmadı uçurtma,hızla giden bir kamyonun kasasından denesem uçardı belki diye geçti aklımdan,batan güneşi seyredip güçlü bir rüzgar beklerken elimde rengarenk kuyruğu olan uçurtmamla.Fırtınayı hayal ettim bana ancak o yardımcı olacaktı, uçmalıydı bu uçurtma olum, onca emek harcamıştım,rengarenk,cıvıl cıvıl kağıtlar almıştım.Uçmadı işte uçmadı şerefsiz,sinirlenip kırmadım, emeğime saygısı yoktu rüzgarın,ona da kızmadım…

1 KADIN GEZGİNİN KÜLTÜR GEZİLERİ

PEYZAJ212 | 14 Mart 2012 17:49

2005 Kasım ayından beri AVM’leri ,yeni açılan AVM ‘e muhakkak gidip görmeliyim demeleri ve bu tüketim dünyası içinden sıyrılmayı amaç edinip kültür gezilerine yoğunlaştım.Küçüklüğümden beri hep tarihi kitaplarda yazan ,okuyarak ve öğretmenlerimizi dinleyerek varlıklarını öğrendiğimiz tarihi yerleri görmeyi ister dururdum ve 2005 ten bu yana birçok tarih gördüm.Eski çağa,tunç çağına,yeni çağa ait kalıntılar,o zamanlarda kullanılan eşyaların sergilendiği arkeoloji müzelerini görmek nasip oldu.Bu tür gezilere katılmak için istemek,merak etmek,tarihimizi öğrenmeye açık olmak gerekiyor.Bugün birçok acentanın düzenlediği yurtiçi ve yurtdışı olmak üzere çok sayıda kültür gezisi programları var.Hepsi birbirinden güzel,birbirinden keyifli.İlk kültür turumu 2005 Kasım ayında Galatya adı altında isimlendirilen Çatalca-Alacahöyük bölgesinde yaptım.Bu bölge Çorum,Tokat,Amasya illeri kapsayan bir kültür gezisi idi.Hem tarihi yerleri görüp bilgi sahibi oluyorsunuz hemde yörelerin geleneksel yemeklerini tatma imkanı buluyorsunuz.Damak tadı güzel olanlar ve değişik tatları tatmayı sevenler için güzel bir olay.Satırlarımda tarihi bilgi vermiyorum çok uzun tutmamak ve sıkmamak için.İkinci kültür gezimi Pamukkale ve çevresinde yaptım.Üçüncü kültür gezim Kilikya adı ile anılan Mersin-Adana ve Hatay bölgesi.Dördüncü kültür gezim ve sonrasında daha geniş bir şekilde ikinci kez daha gittiğim Pamfilya olarak adlandırılan Antalya Bölgesi.Beşinci kültür gezim Biritanya olarak adlandırılan Safranbolu-Amasra Bölgesi.Altıncı kültür gezim Doğanbey-Şirince Köyleri ve Bafa gölü.
Yedinci kültür gezim ve ikinci kez tekrar gittiğim Kapadokya Bölgesi.Eşsiz bir doğa harikası.Sekizinci kültür gezim Konya ili.Dokuzuncu kültür gezim Kayseri ve Erciyes Dağı.Yurtiçi kültür gezilerime yurtdışındanda ülkeler ekleyebildim.Makedonya,Kosova ve Kıbrıs görebildiğim ve gezebildiğim ülkeler arasında.Bozcaada ve Gökçeada kültür gezileri içinde yer alan iki güzel ada .Bu iki adaya yazları tatil için gidip kafa dinleyebilir, bol bol yüzebilirsiniz .İki adanın denizi çok güzel.Benim favorim Bozcaada.Bozcaada’ya 2006 dan beri gitmekteyim.İstanbul Garipçe Köyü,Polonezköy.Adalar .Afşa Adası,Marmara Adası,Gelibolu,Çanakkale kültürel ve doğal güzelliklere sahip yerler.Edirne İğne adası ve Edirne ili.İğne adası longozların olduğu bir ada.Bir diğer yazımda ayrıntılara sıkmadan girmeye çalışacağım.İyi keyifler,iyi gezmeler..Tüm güzellikler hepimizin olsun.

1 KADIN GEZGİNİN BURSA ŞEHRİ GEZİNTİSİ

PEYZAJ212 | 14 Mart 2012 09:41

Son yıllarda Bursa kentine İstanbul’dan pek gider gelir oldum.Önce bir pazar günü sabahın en erken vapuru ile Bursa yolunu tutup Cumalıkızık köyünde bir kahvaltı keyfi tadıyla başladı şehri Bursa gezintisi.Kahvaltı sonrası Cumalıkızık köyünün her yeri gezildi. Köyde küçük bir müze var.En dar sokağına girdik,gerçekten de çok dardı.Çok güzel bir yer.En başta gidilip görülecek yerler arasında.Baharda ve yazın burası çok güzel.Bursa kentinin başka güzel bir noktası Trilye.Deniz kenarında küçük bir yerleşim yeri. Manzarası,sessizliği insana huzur veriyor.Çınar kahvesinde kahve içmeyi unutmayın.İstanbul’dan arabanızla hafta sonu için gidilip iki gün kalınıp,kafa dinlenecek bir yer,sessizliği arayanlar için.Mudanya’ya gidip meşhur Mudanya evler görmeye değer.Bursa kentinin içerinde Tophane gezilecek bir yer.Burada Orhan Gazi ve Osman Gazi’nin türbeleri ziyaret edilebilir.
Koza Han bu şehrin önemli alışveriş noktalarından biri.Yeşil cami ve Yeşil türbe yine gezilecek yerlerden.Bursa’nın kent müzesi de var.Burayı da muhakkak görün.Bir çok tarihi eserlerle donatılmış.
Bursa kalesi ve burada yer alan hamamlar gezilecek yerler arasında.Bursa tarihi bir kent kolay bir şehir.Ulaşım kent içinde çok kolay.Birçok gezilecek yerler birbirine yürüme mesafesi yakınlıkta.Vakit ayırıp bu şehri gezmeye karar verenler çok keyif alacaklar.

1 KADIN GEZGİNİN ULUDAĞ ‘DA KAR YÜRÜYŞÜ VE KAR SEFASI

PEYZAJ212 | 13 Mart 2012 09:29

Sizlere 03.02.2012 cumartesi ve 11.03.2012 pazar günleri yaptığım Uludağ gezisini anlatmak istiyorum.
İlk gezimizde Uludağ’a teleferik ile çıktık.Sarı Alana çıkış esnafında teleferikten çıkarken sağlı,sollu,önlü,arkalı bitki florasını izliyorsunuz.Doğası bir harika, üzeri karla büründüğünde çok daha güzel görünüyor.Sarı Alana çıktığımda teleferikten inip alana girdiğimizde beş adet kar adamın kafasından oluşan bir kardam adam serisi ile karşılaştık.Etrafına meşhur Bursa’nın elma şekerleri dizilmişti.Fotoğraf için harika bir resimdi ve resmettik(.Teknik bir hata oldu sanırım resim yüklenmedi o yüzden sizlerle paylaşamadım ).Sonra alanda yürümeye başladık ısıtan bir güneş ve o güzelim karlara bulanmış ladin ağaçları.Hemen ağaçların altlarına geçip fotoğraflar çekindik.Ağaçlar kar kaplı olduğu için altlarına girdiğinizde kar suları damladığı için ıslanıyorsunuz.Ama manzara çok güzel.Uludağ’a gidenler bilir Meşhur Pala Bıyık Cemalîn yeri var oraya kadar keyifli bir yürüyüş yaptık sonra bu mekanın içersine girip mangal keyfi yaptık.Yelpaze mangalın etrafında aldığınız etleri kendiniz pişiriyorsunuz sonrada afiyetle pişirdiğiniz etleri yiyorsunuz.Bu arada mekanın sahibi Pala Bıyık Cemal Bey ile tanışp fotoğraf çekinebilirsiniz.Müşterileri ile ilgili ve saygılı.Mangalı isterseniz açık havada da yapabilirsiniz ikinci gezimizde mangalı açık havada hafiften kar yağarken yaptık, bu çok daha keyifli idi. Mangal arkasından semaverde çay keyfi karda harika oluyor.11.03.2012 Uludağ gezimde de kayak alanının olduğu yerde kar yürüyüşü yaptık çok keyifli idi.Kar sert olduğu zaman kara batmadan yürüyebiliyoruz.Karın yumuşak olduğu yerlerde kara gömülüyorsunuz rampa aşağı inişte ise bayağı bir gömülme ve yürüme esnafında yorulma oluyor.O kar manzarası ,ladin ağaçları muhteşem,havası temiz,tertemiz,ciğerlerimize bol bol temiz hava çektik ,burun deliklerimizi açtık.Uludağ’ın bir noktasında kar yağmazken çok yakın bir noktasında kar yağabiliyor ve başka bir noktasında güneşi görebiliyorsunuz.Böyle bir dağa sahip olduğumuz için çok şanslıyız.Fotoğraflama açısından harika bir manzaraya sahip Uludağ.İmkanı olan herkesin görebilmesi dileğiyle güzel bir Uludağ gezisi ve sefası diliyorum.