bildirgec.org

yumurta hakkında tüm yazılar

Bal (2010)

queennothing | 18 Mart 2011 14:15

İzmirli yönetmen Semih Kaplanoğlu, Türk Sineması’nın değerli isimlerinden biiridir. Özellikle Yusuf Üçlemesi ile (Yumurta, Süt, Bal) hem ülkemizde, hem dünya ülkelerinde adını duyuran Kaplanoğlu, 60 Uluslararası Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı Ödülü’ne layık görüldü. Yönetmenin ünlü Yusuf Üçlemesi’nin son filmi olan “Bal“, 2010 senesinde vizyona girdi. 1979 doğumlu aktris Tülin Özen ile Erdal Beşikçioğlu‘nun başrollerini paylaştıkları filmde Bora Altaş da rol alıyor.

Sakin ve kendi halinde bir çocuk olan Yusuf, ilkokula henüz başlamıştır. Karakovan balcılığı yapan babası Yakup ve annesi Zehra ile mutlu bir yaşam sürdüren küçük Yusuf, bir gece, belki de bütün hayatını etkileyecek ve sorularına cevap olacak bir rüya görür. Rüyasını babasına anlatan Yusuf, kısa bir zaman içinde işi gereği uzaklara gitmesi gereken babasından sonra içine kapanır ve hiç konuşmaz. Baba Yakup’un yolunu gözleyen Zehra ile Yusuf, biçare vaziyette, bir rüyayı yaşamaktadırlar.

TREBS MAKARNA MAKINASI

cellat erdem | 08 Eylül 2010 11:22

Trebs makarna makinası, makarna ile ilgili tüm işlemleri tek başına yapabiliyor. Tek yapmanız gereken yumurta ve unu koymak, ardından düğmeye basmak. Ve dakikalar içinde makarnanız hazır. Bir seferde 500gr makarna yapabilen makina evinizdeki en büyük yardımcınız olmaya aday.

kaynak

Kabuklu derdine son!!!

Beacool | 16 Nisan 2010 16:49

Kabukları Kabukları ayıklayayım derken yumurta gibi kalmayın!
Kabukları ayıklayayım derken yumurta gibi kalmayın!

Basit ama yararlı şeyleri daha bir seviyorum. Hele birde ucuz ve gündelik kullanımda zaman kazandıran ürünleri daha da bir çok. Bana “Ya ben bunu neden düşünemedim ki!” dedirtebilen her yeni ürünü incelemek ve haberini vermek daha bir hoşuma gidiyor. Şu an yine böyle bir haber yazıyorum. Günlük işlerimden eve dönüp nette sörf yaparken bu ürüne rastladım.

Ez Cracker
Ez Cracker

Yurt dışında bizim bazı TV kanallarımız gibi tvlerde de satışı yapılan ürünümüz mutfakta yardımcı olmaya yönelik basit bir ürün. Kendisi bir yumurta kıracağı. Ama daha evvelkiler gibi hantal ve tek işlevliliğin dışında, daha az yer kaplayan ve aynı anda yumurtanın sarısını ve beyaz kısmını ayırabilecek yapıda dizayn edilmiş. Üstelik rafadan yumurtaların kabuklarını da ayırabildiğinden sizi bu dertten de kurtarabiliyor.

Yumurtadan aydınlatma

witamin | 06 Nisan 2010 17:53

Değişik bir aydınlatma yöntemi daha. Yumurtaları delip içine ampül yerleştirilerek yapılmış sanırım. Uzun zaman alacağı ve itinayla yapılması gerektiği kesin. Led gibi kullanıp farklı şekiller de oluşturmuşlar.

Semih Kaplanoğlu “Bal” ile Altın Ayı’yı Kazandı!

widfara | 22 Şubat 2010 17:26

Semih Kaplanoğlu ödülüyle birlikte
Semih Kaplanoğlu ödülüyle birlikte

Semih Kaplanoğlu“Bal” isimli filmiyle Berlin Film Festivali‘nde büyük ödül olan Altın Ayı’yı kazandı.

Bal, Kaplanoğlu’nun “Yumurta” ile başlayıp, “Süt” ile devam eden Yusuf üçlemesinin son filmi. Bal’da Kaplanoğlu Yusuf’un çocukluğuna dönüyor babasıyla ilişkisine odaklanıyor. Üçlemenin ilk filmi “Yumurta” Cannes Film Festivali’nin Belirli Bir Bakış bölümünde gösterilmiş, ikinci film ’Süt’ ise Venedik Film Festivali’nde Altın Aslan için yarışmıştı. Bal ayrıca Kiliseler Birliği Ekümenik Jüri Ödülü’nün de sahibi oldu.

Festivalde diğer ödüller ise şu şekilde dağıldı;
En İyi Yönetmen; Roman PolanskiThe Ghost Writer
Jüri Özel Ödülü; Florin Serban – If I Want to Whistle, I Whistle
En İyi Kadın Oyuncu; Shinobu TerajimCaterpillar
En İyi Erkek Oyuncu; Grigori Dobrygin ile Sergei PuskepalisHow I Ended This Summer

Evrim ve Özveri

massay | 06 Ocak 2010 13:00

Darwin‘den beri evrim teorisi çok kuvvet kazandı. Diğer bilim dalları ile olan etkileşimi sonucu evrimi, Darwin’in hayal edemeyeceği bir berraklıkla görebiliyoruz.

Matematik ve istatistik kullanılarak bir toplulukta farklı bireylerin oranlarının zamanla nasıl değiştiğini anlayabiliyoruz.

Paleontolojinin
bulgularıyla canlıların son birkaç milyon yılda nasıl bir değişim sürecinden geçtiğini tahmin edebiliyoruz.

Genetik ise, yeni tiplerin oluşma mekanizmalarının en ince ayrıntılarını ortaya çıkarıyor.

Yakın yıllarda ise sosyobiyoloji, Darwin’cilerin bir yüzyılı aşkın süredir çözümleyemediği bir soruna yeni boyutlar kazandırdı.

Sorun, canlıların niye birbirlerine yardım ettikleri.

Darwin’in teorisine göre, her bir canlı kendi varlığını sürdürmek ve üreyebilmek için bir savaş verir. Başkalarına yardım etmek, o canlının sağ kalma olasılığını bağıl olarak azaltacağına göre, uzun vadede evrimde bu davranışın elenmesi gerekir.

Oysa canlıların özverili olabilecekleri (oldukları) bilimsel gözlemlerle kanıtlanır.

Balarıları, kovanlarına saldıran bir hayvanı sokmakla intihar etmiş olurlar; çünkü sokma sırasında iğneye bağlı bir takım iç organlar yırtılıp gövdeden sökülürler.

sahanda yumurta

taha3045 | 28 Aralık 2009 13:56

Bir fincan sallama çay eşliğinde başbaşayım kendimle, dışarı çıkacak havam yok, zaten havanın da hali çıkma der cinsten. Canım sıkılıyor içim daraldı, havanın kasveti ruhuma dolandı.

Kocaman bir sahana iki yumurta kırdım, sarılarını dağıtmadım şimdi önümde gülen surat şeklindeki yumurtalar var ve bana gülümsüyorlar.

Bugünkü kararım şımarmak, telefonum kapalı, yumurtam bana gülümsedi,yemeye kıyamadım, kahve çay içmeyecegim sadece ılık süt ve meyve suyu. Az sonra bilgisayarımı da kapatıp çizgi film izleyecegim.Üzerimde ütüsüz pijamalar ,takım bile değil altı başka,üstü başka.

Süt (2008)

queennothing | 10 Aralık 2009 12:13

Semih Kaplanoğlu, bir süre önce, 2007 senesinde vizyona giren sinema filmi “Yumurta“yı üçleme haline getirreceğini söylemişti. 2008 senesinde ‘Yusuf Üçlemesi’nin ikinci filmi “Süt“ü çeken Kaplanoğlu, olayları yine kendine özgü görüş açısına göre yansıtmış. Filmde aktris Başak Köklükaya (Resmi Web Sitesi), Melih Selçuk, Rıza Akın (Resmi Web Sitesi)ve kısa bir rolle yine Saadet Işıl Aksoy yer alıyor.

Zehra, oğlu Yusuf ile birlikte Anadolu’nun kasabaya yakın bir köyünde yaşayan dul bir kadındır. Ölen kocasından kalan ineklerin sütü sayesinde evini geçindiren Zehra’nın tek isteği, üniversite sınavında başarısız olan oğlu Yusuf’un bir meslek sahibi olmasıdır. Çalışma hayatına karşı ilgisiz görünen Yusuf ise yazdığı şiirleri yayımlayacak bir yeraltı edebiyat dergisi bulma peşindedir.

yemeyip te yanında yatılacaklar

nazokiraze | 23 Ekim 2009 16:34

Herkesin sevdiği veya sevmediği yiyecekler farklıdır, kimi sebze yemez, kimisi limon görmeye dayanamaz veya soğanın kokusundan bile midesi bulanır, damak bu kişiye göre zevki de değişir elbet. Ancak bazı yiyecekler var ki, insanı gerçekten yoldan çıkarıyor, diyet bozduruyor, sağlık durumuna zararlı olsa bile bir parçadan birşey olmaz diye ille tadılıyor. Birbirinden farklı damak zevlerine sahip kişilerin bile sevdiği yiyeceklerden bahsetmek istedim.(14 `süper yiyecek`)

Çikolata mesela (benim gibi istisnalar dışında) genellikle konu açılırken çoğu kişi tarafından dayanılmaz bir yiyecek olarak açıklanır.(özellikle kadınlar tarafından)Çikolata dünyanın en sevilen yiyeceklerinden biri olarak bilinir , tarih boyu verdigi mutluluk kabul görmüştür, hatta Aztekler zamanında kadınlara afrodizyak etki yaptıgı için yasakladıgı bile oldu.İçerdigi maddeler (phenethylamine, kafein ,polyphenol) sinir sistemini olumlu yönde etkilediği , serotonin seviyesini arttırdıgı için mutluluk verir ve bu yüzden dayanılmazdır. Ben çikolata yerken yüzünde kendinden geçercesine mutluluk ifadesi olan pek çok insan gördüm.(o mutluluga bir ben erişemedim ya neyse)

Doğanın Devamını Sağlayan Üretken Güç; Kadın…

Methods | 22 Eylül 2009 12:41

Çatalhöyük
Çatalhöyük

Doğanın Devamını Sağlayan Üretken Güç; Kadın…

Doğanın hiç değişmeyen kanunu bu; başrolde ise ilk çağların doğurgan kadın imajına sahip ana tanrıçaları.

İnsanlar yüzyıllarca onların kutsallığına, yaşam verme gücünü ve bereketine inanarak onları temsil eden semboller çerçevesinde insan doğumu, yaşamın korunması ve devamlılığının sağlanması için varolmalarına izin vererek onlardan medet umdular.

İnsanın doğumunu temel alan konularda doğurgan kadın ve bilhassa rahim ön plana çıkmış ve bu göstergeler belli nesnelerle eşleştirilerek mitolojilerle anlatılagelmiştir. Doğumun temel simgesi olan doğurgan kadın, simgeler dünyasında başrolü oynamış ve tarih sahnesini binlerce yıl terk etmemiş, biyolojik ve anatomik göstergeleri sembolizm dünyasını ana temasını oluşturmuştur.