bildirgec.org

platonik hakkında tüm yazılar

platonik facebook sırrı ile face to face tadında platonik takılma…

admin | 03 August 2010 23:23

facebook artık tamamen face to face imkanı sunacak… neden mi … sadece yüz yüze konuşmaya gerek kalmadan aynı zamanda tanımadığınız kişilerin fotoğraflarına da bakmak mümkün…

diyelim ki utangaçsınız… konuşmak istediğiniz kişiyle facebook da bile olsa utanıyor sıkılıyor ve konuşamıyorsunuz… eski türk filmi tadında bakışmak ve platonik bir ilişki kurmak için izniniz olmayan sizi tanımayan kişilerin kendi arkadaşlarına görme izni verdiği fotoğrafları da görebileceksiniz…

işin sırrı aşağıdaki kodda.. öncelikle görmek istediğiniz kişinin profilini açıyor ve bu kodu olduğu gibi adres barına yapıştırıyorsunuz… enter deyip biraz da sabırlı olduktan sonra platonik bağlantınızın fotoları karşınızda…

Mavi…Derin..Yangına Çalardı Gözlerin..

suleceizler | 15 July 2010 18:17

Aklıma geldikçe , o günkü gibi içimi yakan o deli yangınım.Sen unutamadığımsın ,sadece bende saklı adınAdını yalnızca içime haykırdığım ,mavi yangınımGözlerine her baktığımda ,o mavi yangında eriyip kaybolan ben ,sana hiç çaktırmadı ne yazıkki bu kadar yangın olduğunu, Söyleyemedim sana ,sen bana haykırırken gözlerinle aşkını ,ben kaçtım ,söylemekten korktum ,anlamandan korktum.Senin mavi yangınında beni yakmandan korktum.Oysa ki ben çoktan kapılmıştım o mavi yangına , farkında değildim.
Ve hayatımda hiç kimse senin gibi bakmadı bana.
Öyle derin mavi,yakıcı ,öyle iç ısıtan,içimi kaynatan,heyecandan kalbimi durduran ,İliklerime kadar işleyen ,bir okadar masum ,içten ,gözlerinle aşkını böylesine gözler önüne seren öyle bir bakışla bakardın ki bana öylece kalırdım karşında ,ne yapacağımı bilemeden.Sen beni yakardın ama ben donar kalırdım karşında büyülenmişcesine.Kaçmakta bulurdum çareyi..Kaçardım ki kalbimin gümbürtüsünü duyma diye utanırdım.İçimdeki sana yangınları görme diye kaçardım.Ama her kaçtığımda yine karşıma çıkardın.Aynı takip eder gibi.O koskocaman şehir,sanki küçücük kalmıştı ikimize.Her yerde sanki sen ve ben vardık. Otobüs durağını hatırla.Ayrı otobüslere binerken ,ayrı otobüslerden aynı pencerelere baktı bakışlarımız.Ve gene o aynı bakışla baktın bana o günde.Mavi ..Derin ve mavi bir yangına çalan gözlerinle.Yıllar sonra karşılaşmış olsakta,ben aynı yangınlarda yandım o an yine ve yine…Sen aynı duygularla ,aynı mavi yangınınla baktın bana.Gene konuşmadık.Aslında biz hiç konuşmadık.Bu aşk sadece senin derin mavi yangın gözlerinle,benim ela ya çalan sana yangın gözlerimde kaldı. İkimizde biribirimize seni seviyorum diyemeden geldi geçti yıllar. Hiç konuşmadan ,yalnız gözler aşkını yaşadı..Aşk sözleri hiç söylenmedi.Ama ben genede hiç unutmadım seni mavi yangınım..Hayatımda başkaları oldu ama ,hiç kimse senin gibi bakmadı bana..Mavi…Derin…Yangın gibi..

Çiçeğe sormadım

Gumrah | 26 May 2009 14:37

Senden haber yok.

Ya gerçekten çok işin var bu aralar yada kafanda eser bırakmamışım.Hani gelecektin şirkete?

Benden hoşlanmamış olsanda bir bayana yanına uğrayacağını söyleyip gitmemek neyin sonucu?Senin aslında gözümde fazladan büyüttüğüm kibarlığın aslında buraya kadarmı yoksa aslında çok kibarsın ve de benden hoşlanmadın ve beni kırmak istemediğin için bana görünmemeye çalışıyorsun.

Her ikiside can sıkıcı.Düşünmek bile istemiyorum.

—–

Sabah evden çıktığımda çiçeklerin baş döndüren kokusu tarafından sarıldı etrafım.İlk değil kabul ediyorum,iki aydır ciğerlerime çekiyorum bu mucize kokuları.Sadece seni tanıdıktan sonra bende oluşan sevgi,herşeye olan sevgi arttı.Bundan dolayı daha keskin benim için bu baharın çiçeklerinin kokuları artık.

Serçeler ve Gözyaşlarıyla Gelen Ölümleri

miss ladybird | 03 January 2009 21:08

Bir serçe kadar narin ve ürkek duygularım; hayatın anlamını ararmışcasına bakıyor etrafa,izliyor olanları…Düşünüyorum, anlamaya çalışıyorum. Yapamıyorum kalbim buna izin vermiyor. Seviyordu çünkü. Seviyordu sevmesine de; karşılık bulabilir miydi? “Belki bir umut!” diyordu hep.Olan olmuştu çok geçti artık birşeyleri telafi etmek için.Son sözü son cümlesi “Seni bir serçenin gözyaşı kadar seviyorum sevgilim.”demek oldu. Karşısındakinin şaşırdığını görünce; düşünmesini beklemeden açıklama gayretine girdi.”Çünkü…” dedi durakladı birkaç saniye. Sonra devam etti baştan alarak tek bir seferde söyledi. “Çünkü sevgilim serçeler ağladıklarında ölürler!” dedi ve sustu.Artık gözler konuşuyordu.O anlam dolu bakışlar karanlıktan aydınlığa çıkmaya yeter miydi? Yetmedi…Çocuk hiçbirşey demeden arkasını döndü ve çekti gitti…

Platonik Aşklar Trafiği

pilli pati | 25 May 2008 00:27

O zamanlar bana aşık biri vardı. Bana bakışlarından ve aksayan cümlelerinden anlıyordum bunu. Sonraları, olayı farkeden başkaları da gelip kulağıma fısıldadılar konuyu, ama umursadım mı? Asla!

Ben sana sevdalıydım.

Sen ise beyaz BMW’si ile, Tunalı Hilmi’nin sonundaki o parkta süzülen kuğular gibi dolaşan Ceyla’ya aşıktın. Gerçi Ceyla’ya aşık olmayan var mıydı?

Değil mi canım? Kızın güzel gözlerine bir bakan bir daha dönüp bakar; hatta o geçip gittikten sonra bile ağızlarını açık unutup okulun koridorlarında canlı heykeller gibi dikilip dururlardı…

dünyanın bir ucundaki bir adamı sevmek

emotionnnnn | 26 March 2008 12:47

Dünyanın bir ucundaki bir adamı sewmek ….

Ne de kolay söyleniyor’ di mi?
‘Dünyanın bir ucundaki bir adamı sewmek’…
Ama eğer bir ucunda sen varsan,eğer sensen özleyen ,eğer kokusunu duyuyorsan onca mesafeye rağmen,tadını arıyorsan hala …
İşte o zaman hiç de kolay değildir ‘dünyanın bir ucundaki bir adamı sevmek’..

Duyularındır duygulardan önce aşkı aşk yapan..
Dokunmaktır,duymaktır, Koklamaktır içine çekerek,
Bakmaktır gözlerine doya doya….

Cenk Özakıncı / Kısa Film Çalışmaları

Anthro | 20 February 2008 14:35

Cenk Özakıncı, 1978 İstanbul doğumlu genç bir yönetmen. 9 yıldır sinema sektöründe ter döküyor. Son olarak Sinan Çetin’in Plato Film‘inde yönetmenlik yapıyor. Kendine özgü bir üsluba sahip yönetmen izleyiciyi şaşırtan sonuçlara gitmesini başarıyla beceriyor.

Benim ilk izlediğim kısa filmi, 2005 yılında Sony Pictures & Home Entertainment Film Yarışması‘nda birincilik ödülü almış olan “Filmin İsmi Henüz Yok” isimli kısa film çalışması idi:

(Filmi izlerken ayrıntılara ve bütüne dikkat etmenizi tavsiye ederim. Genelde izleyiciler filmde anlatılan konuyu algılayamayabiliyor.)

yagmurla gelen su perisi

DEJAVU 07 | 04 December 2007 14:50

Yağmur güzeldir bu mevsimde. O kendine has kokusuna, yeni yeni açan bahar çiçeklerinin ve huzur dolu toprağın kokusunu ekleyip başlar insanları büyülemeye. Yağmur güzeldir bu mevsimde. Dalgalar bile dingin dingin serilir su yüzeyine. Sahil kenarında, hala tek bir şemsiyeyi paylaşan ihtiyar sevgililer.. Yıllara meydan okumuşçasına … Ya da bir apartmanın kapısının eşiğinde bir birine sarılmış genç bir çift… Düşen damlaları izleyip, aynı ıslaklığı dudaklarında yaşayan …. Yağmur güzeldir bu mevsimde ve bu mevsim de yağmur güzellikler getirir peşi sıra …. Su perileri mesela, çok az insan görebilir onları, ancak ıslanmaktan korkmayan ruhlarını bulutların altında yıkayanlar görür su perilerini. Islak saçları, dünyayı aydınlatan gülüşü, dudağından sarkan yağmur damlası, melekleri kıskandıran sesi ile yağmurun bir lütfü gibi durur öyle karşısında. Sen de onlardan biriydin işte. Yağmurla gelen bir su perisiydin. Nereden ve neyle geldiğini bilmiyorum ama geldin bir kere ve de hoş geldin. Habersiz geldin ama gitmene izin veremem su perisi. Ufak bir çocuğun elinden en çok sevdiği oyuncağını almazsın dimi? O zaman gitme su perisi, kal benimle. Elimi tut, gözüme bak, içimde ki hasrete vuslat ol, dudaklarımı ıslat ve izin ver, izin ver seveyim seni. Senin beni sevmeni istediğim gibi…

YARIN HİÇ GELMİYOR

DEJAVU 07 | 30 November 2007 12:51

Yarın hiç gelmiyor. Her merhaba diye karşıladığım gün aslında dün yaşayıp bitirdiğim gün. Yarın hiç olmuyor. Aynı şeyleri yaşıyorum her gün, yarın hiç olmuyor. Çünkü yarın ben seninle olacağımı düşünüyorum ve hiçbir yeni doğan güne gözlerin renk katmıyor. Demek ki tanrım… Demek ki yarın hiç olmuyor…

Taze aşklar aradım, taze aşklar yaşadım. Bir çok umutsuz fırtınama liman aradım. Yeni yarınlar yaratmak istedim; belki de bu günü sonlandıra bilecek yeni sesler aradım içimde yankılanacak, ama hepsi içimdeki doldurulmaz boşlukta yok olup gitti. Ama gün bitti, gece bitmiyor. Ve inan sevgili yarın hiç olmuyor.

FASTFOOD AŞKLARA DAİR

DEJAVU 07 | 30 November 2007 12:48

FASTFOOD AŞKLARA DAİR

Herkes âşık olmuştur hayatının bir döneminde, sevmiştir veya sevilmiştir. Sevdiğini söylemiş ama reddedilmiştir. Hemen başkasını sevmiştir o da. Nedendir bilinmez ama sevmek bizim için dünyanın en basit düşüncesidir. Karşısındakinin onu sevmediğini anladığı anda onu unutur ve yeniden aşık olur başka birine, dün hayatını yoluna serdiği, ateşler içinde yandığı, onu gördüğünde kalbinin fırladığını hisseden o değildir çünkü reddedilmiştir ve onu reddetmeyecek başka biri mutlaka vardır kim mi? Şu bir dakika önce gördüğü kişi