bildirgec.org

dünya hakkında tüm yazılar

Türk insanı gündemle ne kadar ilgili?

eyupcan199 | 17 Ekim 2012 17:34

Türk insanı günümüzde internet kullanımı açısından hızlı bir ilerleme kaydediyor. ancak bu ilgimiz bizi ilgilendirecek konulardan çok bizi eğlendirecek şeylere yönelmiş durumda. türkiye’de internet kullanan kesim büyük oranda üniversite öğrencisi gençlerden oluşuyor. yaş ilerledikçe internet kullanım oranı gittikçe düşüyor. acaba interneti nasıl kullanıyoruz merakımdan yola çıkarak google trend istatistiklerini incelemeye aldım ve şaşırtıcı birkaç sonuca ulaştım. isterseniz sonuçlara geçelim.

ilk konu başlığımız suriye. malum gündemin en sıcak konusu suriye’deki karışıklıklar. türkiye’den yapılan suriye aramalarıyla tüm dünyada ingilizce yapılan syria aramalarını karşılaştırdım. sonuç biraz ilginç. tüm dünyanın ilgisi 2011 yılından itibaren suriye’ye çevrilmişken türkiye’den yapılan aramalar sadece 2012 yılının sonlarında büyük bir artış göstermiş.

Dünyanın Yalnızlığı

zvitamini | 02 Ağustos 2012 11:37

buzullar eriyor
buzullar eriyor

Hayat, senin tüm dileklerini yerine getirmeye çalışan bir cin değil ve hiç kimse kendini kurtaracak sihirli bir lambaya da sahip değildir nihayet. Sahip olduğun tek sihirli şey aldığın nefestir. Her nehir kendi yolunda akar ve her balık yaşadığı nehirde tutunur hayata. İnsan hem nehir hem de balıktır kendi hayatında ve kendisine verilmiş tüm nefesini bu nehirde bir balık gibi kullanmak zorundadır, ta ki bir gün oltaya takılıp son nefesini harcayana dek.

Dünya, yalnızlıklar üzerine kurulmuş büyük bir okyanustur mesela ve tüm nehirler bu okyanusta birleşir. Tüm yalnızlıklar bir aradadır aslında. Nüfus ne kadar fazla olursa olsun okyanusta herkese yer vardır. Kimileri hayata bir nehirde gözlerini açar, kimileri ise gözlerini açtığında kendini okyanusta bulur. Nefes almak ikisinde de zordur çünkü iki hayat da tek bir dünyaya aittir. İster ırmakta olsun ister okyanusta, yaşamak herkesi bir akıntıya sürükler bu hayatta.

Filim adamları – Tanrı parçacığı

zvitamini | 31 Temmuz 2012 15:14

Cern
Cern

Gittikçe artan dünya nüfusu ve baş döndüren teknoloji çılgınlığı, her yeni gün yeni bir ürün buluşu, tanrı parçacığı, nükleer füzyon, depremler, aşırı sıcaklar, eriyen buzullar ve insan. Evet, insan varoluşundan bu yana olduğu yeri kabullenmeyen ve bu yerin ötesinde hep farklı bir şeylerin olduğunu bilen, merak eden, sorgulayan ve asla pes etmeyen varlık.

Başka gezegenlerde hayat arayan insan, asla azla yetinmeyi bilmeyen insan anlamına da gelmektedir. Elinde olan dünyanın değerini bilmemek mi bu, yoksa bilim adına ilerlemek ama geride hep bir enkaz bırak mı?

Bir ‘doğru’ söyle bana

lemii | 14 Haziran 2011 09:55

Biliyorum bunu hiçbir zaman okuma şansın olmayacak.Yazma sebebim de budur belki…Senin okumayacağını bile bile seni anlatmak.Elimden geldiğince.Daha doğrusu beni anlatmak.Çünkü bir zamanlar sen ‘ben’ değil miydin ? Hiç ben olmadın mı ? Biz hiç olmadık mı ? Bilmiyorum…Ömür boyu da öğrenemeyeceğim.Öğrensem,ne olur,ne değişir acaba? Bana yaşattıklarının daha kötüsünü bir daha yaşayabilir miyim ? Herşeyin bu kadar sonuna gelmişken…
Senden sonra hiçbişey istediğim gibi gitmedi.Her ne kadar sen gittiğini sansan da.Gitmedi işte.Tam anlamıyla mutlu olamadım mesela.Gülemedim seninle güldüğüm kadar içten…

Uyanık Kalp!

Cali Kusu | 19 Mayıs 2011 10:52

Tuhaf bir tebessüm var yüzümde. Anlayamadım. Her gördüğüm insan acayip acayip bakıyor bana. Oysa gülümsüyorum ben ne var ki bunda? Üstelik tebessümüm rahatsız edicide değil. Kendimce, basit ve yerinde… Anormal bir durum varmış gibi, birazda acır gibi bakıyorlar bana. Sinirlerim geriliyor o an. ‘Ne ye bakıyorsun lan’ diyesim geliyor. Fakat tutuyorum kendimi. Sıkıyorum dişlerimi kıracak gibi. Ya sabır deyip ve eğip başımı devam ediyorum yürümeye. Biraz yürüdükten sonra ayaklarım ağırlaştı. Adımlarım yavaşladı. Daha isteksiz yürüyorum şimdi. Yorgun gibi. Hasta gibi. Ölü gibi. Ölür gibi…

Ara ara hayaller kuruyorum ve ayağımın altındaki karıncayı ezmekten vazgeçiyorum. Kırılıverir kolu bacağı. Daha nasıl kalksın ayağa. Nasıl taşısın sırtındaki buğdayı! Çekiyorum ayağımı geçip gidiyorum kıyıdan köşeden. Hem zaten günah defterimde doldu. Melekler ellerine ayaklarına yazar oldu. Derste tahtayı sekiz defa dolduran hocaya küfrettiğim gibi küfrediyor melekler bana. Yeter diyorlar. Yeter Allah aşkına! Yazacak ne kalem kaldı nede sayfa…

Dünya’ nın Başına Gelenler

tekkita | 01 Mayıs 2011 14:42

Dünya da Gerçekleşen Bazı Olaylar Dünya önceden tek bir kıta ” Gondwana ” ve tek bir okyanus ” tetis ” den oluşan bir bütünden ibaretti.

Zamanla dünyanın içinde oluşan durdurak bilmeyen faaliyetlerden dolayı dünya parçalandı parçalandı parçalandı… ve bugüne geldi. O kadar fazla oluşum gerçirdi ki dünya, başına gelmeyen kalmadı. Meteor çarpmaları, sayısız güneş tutulması, büyük buzul çağları bir çok okyanusun oluşumu ve kaybolması, bir çok kıtanın oluşumu ve kaybolması.

Bir tas yemek ve insan insana sohbet…

bithikotsis | 23 Nisan 2011 11:03

Hep duymuşuzdur. Dünya kadar malı var ama mutsuz. Kulak misafiri olmuşuzdur, neredeyse herşeye sahip ama tatmin olamamış, huzursuz…Evet, var boyle birileri. Sizin, bizim belki ismen bildiğimiz yahut bilmediğimiz insanlar var bu konumda olan.

Kağıt Baskıyı Yok eden Dijital Dünya

AKTURK19 | 04 Nisan 2011 18:42

İnternet,netbooklar,akıllı telefonlar,tabletler derken 10 yıl önce konuşulmaya başlanan kağıt baskının yok olacağı dünya düzeninin eşiğine geldik. Kağıt gazetelerin, kağıt dergilerin, kağıt kitapların kaç yıl ömrü kaldı?

On hatta on beş yıl kadar önce, internet fenomeninin dünyayı yeni yeni sarmaya başladığı dönemde futuristler bir tahminde bulunmuştu. İnternet sayesinde , günlük gazetelerin, dergilerin hatta kitapların bile internet üzerinden dijital olarak okunabileceği bir dünya kaçınılmaz bir son olarak bir gün gerçek olacaktı ve önlerindeki kullanışlı ekrandan tüm haberlere, yorumlara, videolara, fotoğraflara ulaşmak dururken, kimse sabahları kağıt gazete okumak istemeyecekti. Ve bu kaçınılmaz son, tarihin başlangıcından beri on binlerce senedirpapirüslere, bezlere, kağıt parçalarına yazarak iletişen insanoğlunun iletişim tarihinde kağıt tarihini kapatıp. yeni bir çağ açacaktı.

Dünyanın Gelmişi Geçmişi

bithikotsis | 01 Nisan 2011 10:01

Antik tarihe ait kapsamda milattan 1000 yıl önce, milattan 1000 yıl önce ile milattan 500 sonra arası – hayatta kalma,güç ve savaş-, milattan 1000 yıl önceden sonraki bilgi ve bilgeliğe yönelik girişimler başlıkları ile tüm tarihi bilgiler burada verilmiş.

Ayrıca 6.yüzyıldan 21.yüzıla kadar tüm olayları takip etmeniz ve incelemeniz için güzel bir site. İngilizcesi iyi olanlar için ve tarihe meraklılar için ideal.

işte güneş sisteminin en soğuk yeri…

1nsomnia | 22 Mart 2011 12:02

Nasa araştırmacıları ve bilim adamları şu an elindeki bilgilere göre yaptığı keşiflerde güneş sisteminin en soğuk yerinin bize hiçte yabancı olmayan bir yer olduğunu düşünüyor.

Böylesine bir sonuç şaşırtıcı fakat güneş sisteminin en soğuk bölgesi olarak Ay gösteriliyor. Ay’ın güney kutbuna yakınbölgelerinde ve hiç güneş görmeyen kraterlerin sıcaklığının -238 ° ‘ye kadar düşük bir sıcaklıkta olabileceği tahmin ediliyor.